13 Aralık 2014 Cumartesi

Dönüşen Hayat

Merhaba sevgili okuyucu,
Epeydir yokum buralarda. Çalışma odasına ne zaman girsem "Hey gidi, eskiden ne çok uğraşırdım kendin yap projeleri için" diyorum. Evet uzun zamandır ilgim azaldı. Hala heyecanla yapmak istediğim şeyler var gerçi; ama motivasyon mu eksildi, enerjim mi azaldı bilmiyorum, yapamıyorum.
4 gün sonra Trabzon' a taşınalı tam 1 yıl olmuş olacak. Buraya dair bir sürü heyecanım ve kaygım vardı. Şimdilik sadece denizini sevdim sanırım, tabii Sümela yollarını da... Sadece kuruyemiş üreten dükkanlar ve sadece kahve üreten dükkanlar yok ya, en çok da buna takılıyorum. Yani benim araştırdığım kadarıyla yok. Gerçi öyle çok da çarşıya inen bir tip değilim.

21 Ekim 2014 Salı

Keçe minik sepet ve İp Düzenleyici


Merhabalar
Hobi işlerimle ilgili uzun zamandır paylaşım yapmıyordum. Fotoğrafları düzenledim ve hemen yayını hazırlıyorum.
Pinterest' te vakit geçirmek, beyninde uçuşan bir sürü düşünceye yetişmeye çalışmak, sonra düşüncelerin çokluğunun kişiyi atıl bırakması. İşte tam bu deneyimleri yaşıyorum çoğu kez. Ataleti yendiğim zamanalarda yaptığım keçe sepetim ve çarpı işi ip (mouline deniyor sanırım) düzenleyicilerim karşınızda.

15 Ekim 2014 Çarşamba

Başkalarını Memnun Etmek

Bu sabah başkalarını memnun etme üzerinde düşünürken buldum kendimi. 
Başkalarını memnun etmek çoğu zaman mutlu edici bir şey olmasına rağmen; gerekliliğe büründüğünde stresi, kaygıyı beraberinde getiriyor. Başkalarını memnun etmek aslında yapılırsa iyi olacak bir şeyken, yapılmazsa kötü olacak bir şey konumunda, özellikle bizim toplumumuzda. Halbuki ancak başkalarına kötü davranmak, rahatsız etmek kötü bir şey olabilir; başkalarını memnun etmemek değil (memnun etmemeyi, memnuniyetsiz etmek anlamında kullanmadım). 

10 Ekim 2014 Cuma

Homend Hakkında

Merhabalar
Ekim ayının ilk yazısını böyle sıkıcı bir konuya ayırmış olmak istemezdim. Ama ürün ararken benim gibi netten araştırma yapanlara yardım etmek, bilgi vermek istedim.

10 Eylül 2014 Çarşamba

4.Hobisever Blogger El Emeği Etkinliği' ne katılıyorum


Merhabalar.
Sevgili Müge Hanım bir etkinlik başlatmış, ben de katılayım dedim:
O Bir Anne
Daha önce bir kere katılmştım Öznur Hanım'ınkine, çok da memnun kalmıştım.
Sanırım aldığı hediyeyi beğenmeyen, sorun çıkaranlar oluyormuş.
Umarım bana denk gelmez, lütfen şöyle mütevazi sevimli bir arkadaş çıksın bahtıma :)

Sizler de katılmak istersiniz diye duyurayım dedim.
Malum yaz bitti, artık evlere çekilme zamanı :)
Sevgiler efendim

6 Eylül 2014 Cumartesi

20 Maddede Ben


Sevgili Özlem (Yenilerkendinihayat ) İnstagram'daki 20 maddede kendini tanıtma oyununu blog alemine taşımış. Pek de iyi yapmış. Ortaokulda Yunus Emre' nin "İlim kendin bilmektir" dizelerinden beri, kendini tanımanın önemi üzerinde duruyorum. Zarifoğlu da "Bir kalbiniz vardır, onu tanıyınız" demiştir. Bu oyununda aslında bunu durup düşünmeye bir vesile olduğunu düşünüyorum. Yaklaşık bir hafta boyunca kendimi gözlemledim diyebilirim, hakikaten yazıya dökeceksem ben kimim?
Teşekkürler bunun için.

22 Ağustos 2014 Cuma

Çarpı işi Kapı Süsü

Ilık, güzel bir Trabzon akşamından herkese selamlar
Bloğumu boşluyorum bir süredir. Fotoğraf makinem berbat, fotoğraf çekecek güzel güneşi bir türlü yakalayamıyorum, vs diyerek erteledim bir süre. Sonra elde ne varsa, dedim.

6 Ağustos 2014 Çarşamba

Tasarım Bebek Not Defteri

Evliliğe aylar öncesinden, bazen yıllar öncesinden hazırlanıyoruz. Çeyiz dizme telaşesi belki de kişiyi evliliğe yaklaştırıyor, ısındırıyor.
Bu mantıkla hareket edip, bebek fikrine uzak kendime alıştırmalar yapıyorum. Kendimi kasmadan, yormadan, kaygılandırmamaya özen göstererek. Beynime bebekle ilgili güzel uyaranlar göndererek. İşte bu alıştırmalardan biri de defter kapağı hazırlamaktı. Scrapbook çalışması denebilir mi bilmiyorum ama, bildiğimiz kareli Mopak defteri allayıp pulladım. Bakın ne çıktı ortaya?

8 Temmuz 2014 Salı

Ahşap Kerata-Dönüşüm

Bloğuma yazıyor olmak çok güzel, herkese merhaba.
*
Bugün ucuzlukçudan alıp süsleyip püslediğim keratacığımla tanıştıracağım sizleri :)
Keratayı ucuzlukçuda gördüğümde alsam mı almasam mı diye çok kararsız kaldım. Sık kullandığımız bir eşya değil çünkü. Ama boyamak için alayım dedim.
Geçenlerde de evde bir boş vaktimde aldım elime, başladım süslemeye.
*

28 Haziran 2014 Cumartesi

Bakış Açısı



Eskiden böyle ıvır zıvırla uğraşırken kendi kendime "Ben ne zaman büyüyeceğim de, bir çocuğa bakacak erişkinliğe ulaşacağım" derdim. Çoğu kişiye göre çocukça şeylerdi bunlar, bunlara vakit nasıl bulunurdu ki?
Taa ki bu imsakiyeyi hazırlayana kadar.
Eşim nöbetteyken, canım sıkılmış, reklamlı imsakiyeyi kesip kırpmıştım.
Yapmaya başladıktan sonra "Üff" dedim, "Bir çocuğum olsaydı da onunla birlikte hazırlasaydım şunu. Mesele o şuraya bir çizik atsaydı, ben o çizgiye hayran hayran baksaydım. İlk Trabzon Ramazan hatırası, çocuğumun çiziğiyle birlikte! Ne kadar romantik ve kıymetli."
Sonra bir baktım, bakış açım değişmiş. Bir anlık; ama belki de tüm geleceğimi etkileyecek bir cümle. Çocuk doğurmayı, bakmayı külfet olarak görmemi değiştiren bir cümle.
*
İşte hayattaki tüm umutsuzluklar, mutluluklar, isyanlar, şükürler tam da böyle bakış açılarıyla meydana geliyor. Aynı olaya bakış şeklimiz olayı öyle farklılaştırıyor ki...
*
Arkada görünen borcamdaki de bir bebek aslında. Her gün seviyorum onu. O benim 3. ekşi maya denemem. 3. günümüzü doldurduk. Bu sefer olacak gibi, çok umutluyum :) Umarım bize sağlıklı, leziz, doyurucu ekmekler sunar.
Hem belki bizimle büyüyecek; çünkü iyi bakarsak bozulma gibi bir durumları yokmuş ekşi mayaların. Belki isim bile koyarım ona.
*
Herkese hayırlı, kalbimizin genişlediği bir Ramazan ayı diliyorum.
Bana bu bakış açısıyla ilk hediyesini verdi bile.


25 Haziran 2014 Çarşamba

Yavaş Ebeveynler-Mutlu Çocuklar



Yavaşlamakla ilgili gördüğüm 2. kitap.
İlki Kemal Sayar'a ait "Yavaşla! Bu Dünyadan Bir Defa Geçeceksin" di. Onu okumamıştım; zira popüler kitap fobim var, taa ki Ankara'da bir gün metroda giderken karşı banklarda oturan kadınların nerdeyse 1/3' ünde Aşk (Elif Şafak) kitabını gördüğümden beri. Ne ki bu? İsyan ruhum kalktı işte o zamanlar, "Okumayacağım herkesin okuduğunu" dedim. Herkesin okuması, o kitabın benim kriterlerimde iyi olduğunu, bana kendini sevdireceğini kanıtlamıyor ki. Bir önyargı oluştu, doğrudur.

15 Haziran 2014 Pazar

Hediye Karatahta Pano

Merhabalar, herkese keyifli bir Pazar diliyorum.
Blogdan bir süredir uzak kaldım, aklım burda olsa da. Soma faciası, ardından yoğun işler, ardından tatil derken, sanırım artık daha sık yazabileceğim.

Annemlere gitmeden önce yeğenim Rana için karatahta pano hazırlamıştım.
Sırf yazsın çizsin diye değil, üstünde zıplasın, tekerlek gibi yuvarlasın diye.Yani bu pano, duvara asılmak için yapılmadı. Zaten biraz çizip sonrasında tebeşiri ağzına götürdüğünden, şimdilik karatahtadan uzak kalacak gibi. Oral dönem dedikleri bu işte :)

4 Haziran 2014 Çarşamba

Çilekli Hediye Paketi


Merhaba sevgili okur;
Epey zaman oldu yazmayalı. Yoğun bir iş dönemini geride bıraktım sayılır, şu an 2 haftalık ayrıldığım yıllık iznimdeyim.
*
Sizlerle yarın itibariyle 3 ayını dolduracak en küçük yeğenime hazırladığım hediyeleri paylaşmak istiyorum.
Kendisine kırmızı çok yakışıyor, o sebepten kırmızıyı kullandım ve çilek temalı bir paket hazırladım.
Çilekli bir yazlık kıyafet, çilekli saç bandı ve odası pembe olacağından pembe çilekli bir çarpıişi pano.
İkisini de Pinterest'te görüp yaptım.





*
Prensese huzurlu nice nice aylar diliyorum ♥
Bu da bebek mevlidi için süslenip püslenmiş Sena :)


23 Mayıs 2014 Cuma

Uzungöl Gezisi


Benim yaptığım bile bile ladesti. Trabzon'daki havaların kafa karışıklığına aldanıp, hava güzel olur deyip yola çıktık. Üzerim ince. Öyle hava durumuna bakmak gibi adetim de yok.

Uzungöl'e giderken yollar yine yeşil yeşildi...
Arabadan çekimler...


Akan suyu görünce ayrı bir mutlu oluyorum.


Trabzon'un eski evleri...



Uzungöl'e geldik. Yağmur... Hem de şiddetli...
Pastel renkli bisikletçi gençler... 



Arabadan indim, soğuğa dayanmaya çalıştım. Yok... Olmadı. Önce şal, ondan sonra kapişonlu bir bluz alarak soğuğa dayanır hale geldim.
Sonra başladık gezmeye.

Yağmurun ayak izlerini görüyorsunuz değil mi?




Sis... Onların tabiriyle duman... Karadeniz' in vazgeçilmezi sanrıım.





Eski bir ev... Tek tüktü.


Bu minarede eşimin çok ilgisini çekti, ahşaptan olması sebebiyle.

***
Uzungöl' den bu kadar.
Görmek isteyen herkesin görmesini diliyorum.
Hoşçakalın.


14 Mayıs 2014 Çarşamba

Sessiz Kelimeler



Zarifoğlu Afganistan için yazmış bu satırları...
Şimdi Soma için okuyorum gözlerim dolarak.
Vakit hüzün vakti, vakit dolan gözleri mendilci çocuğun verdiği mendille silme vakti...
Kelimelerimin sesi çıkmıyor.
Üzgünüz...

11 Mayıs 2014 Pazar

İlk Çarpıişi

Bugün Anneler Günü.
Annesi hayatta olmayan, "Anne" kelimesini hayatında hiç kullanamamış, belki annesine içten içe öfke duyan tüm evlatları düşünerek madden yaşayan ve manen kalplerde yaşayan tüm annelerin bu güzel gününü kutlamakla yetiniyorum.

6 Mayıs 2014 Salı

Hediyelerim Geldi :)

İşyerindeyim. Sabah makinemi de yanıma almıştım, hediyeler gelirse öğle arası çeker koyarım hemen diyerek.
Gelin görün ki pili bitti bu sefer de.
Bu sebepten bir kısmını telefonla çektim.

4 Mayıs 2014 Pazar

Hediyeleşme Etkinliğinde Sona Geldik


Evet, paylaşmadan edemedim.
Öznur'un Dünyası' nın düzenlediği Hediyeleşme Etkinliği'ne hazırladığım paketi bitirdim.
Eşleştiğim blogger arkadaşım umarım çok çok mutlu olur görünce ♥
Detaysız paylaşıyorum ki, görürse sürpriz bozulmasın.
O da hediyemi göndermiş, merakla bekliyorum :)

Hediyeleşmek güzeldir :)




Sürpriz Proje - 1

Son birkaç gündür içimde bir sıkıntı, sürekli hafakanlar basıyor (Evet, vaktiyle araştırmıştım ve doğru yazımın "hafakan" olduğuna kanaat getirmiştim). Kendimce kalbimi yoluna koymaya çalışıyorum, "All is well" diyorum ona, düşüncenin gücüne inanıyorum ( İnanır mısınız, bugün yanan parmağımın acısını, acımadığına dair kendimi telkin ederek yok ettim :)).

Bugün elektrik kesintisi vesilesiyle kendimle başbaşa kalınca, düşündüm de; biz insanlar zâhirimize (dış görünüm) epey önem veriyoruz, "İlk izlenim önemlidir" gibi laflar ediyoruz, kadınlar makyaja ve saça zaman harcıyor, kıyafet almak için özel zaman ayrılıp alışverişe gidiliyor, ergenler karizmatik görünüm için sigara içiyor, evlerimiz için de aynı ritüeller, vs... Ya içimiz? İçimizi yok saydığımızı farkettim, ilk farkedişim değildi tabii bu.

22 Nisan 2014 Salı

Maçka- Sümela Manastırı' ndan

Herkese güzeel bir gün dileyerek başlıyorum.

Geçen haftasonu eşimin tek boş olan haftasonuydu. Asistanlıktaki ilk senede genelde ayda sadece bir haftasonunu size bırakırlar, diğer haftasonlarında bir gün nöbet tutarsınız. Tabi boş bıraktıkları haftasonunun ya bir öncesine (Cuma) ya da bir sonrasına (Pazartesi) nöbeti de -tabir-i caizse- çakarlar, o ayrı...
Fırsattan istifade Sümela'ya gidelim dedik. Bu şehre geldiğimizden beri görmeyi en çok istediğim yerlerden biriydi. Pazar günü erken kalkıp düştük yollara. İstikamet Maçka.

19 Nisan 2014 Cumartesi

Kavanoza Ruh Katmak

Merhaba pek sevgili okuyucu;

*

Gündemimde neler mi var?

Nerdeyse yaz geldi. Havalara pek güvenmesem de. E haliyle boya mevsimi açıldı. Yine sentetik boyanın berbat ettiği fırçaları söylene söylene temizlemeye çalışacağım, ellerim batacak ve sonrasında en iyisi yenisini alayım diyeceğim. Bugün itibariyle başladı bu döngü. Ev tiner kokuyor mesela... Şu sehpalar da bitsin, kendime başka sentetik boyalık iş çıkarmayı düşünmüyorum.
Bir de ilk defa bloglar arası hediyeleşme etkinliğine katıldım. Bakalım kim düşecek bahtıma :) Bu vesileyle de yeni yeni bloglar bulup takibime aldım. Katılmak isteyenler Öznur'un Dünyası bloğuna uğrayabilir. Sanırım etkinlik henüz bitmedi.

13 Nisan 2014 Pazar

Bugün Günlerden TUS.

Günaydın ve huzurlu Pazarlar sayın okuyucu;



Bugün 13 Nisan. ÖSYM' nin 2014 Sınav Takvimi sayfasına girdiğinde, şu an memleketimdeki yaklaşık 10000 doktorun TUS' la cebelleştiğini göreceksin. 13 Nisan 2014, 2010' dan bu yana girmediğimiz ilk TUS olabilir mi acaba?

Hatırlıyorum, eşimin ilk eşlik ettiğim TUS' u Gazi Üniversitesi' ndeydi. Bahçede beklemiştim onu. Bol bol doktor annesi ve eşlerinin, yakınlarının konuşmalarına tanık olmuştum. Kimisi hamile hamile girmişti sınava, kimi erken çıkmıştı, kimi anne içerdeki çocuğuna dualar ediyordu, kimi artık Acil Servis' ten kurtulmasını istiyordu eşinin. Sonra erken çıkanlar... Sınav hakkındaki yorumlar. Ben eşimi o sıralar sima olarak pek tanıyamıyorum, uzak şehirlerde yaşıyoruz, yeni tanışmışız zaten; gözlüklü uzun boylu herkesi eşim zannetme modunda her çıkana dikkatle bakıyorum. Sonra çıkıyor. Öğleden sonra tekrar bir sınav.

6 Nisan 2014 Pazar

Kalpli Puantiyeli Magnet Banner

Ne uzun ve karmaşık bir başlık oldu böyle!
Umarım doğru bir tanımlamadır. Hayal kırıklığına uğramanızı istemem.
***
Vakti zamanında puantiyeli bir oluklu karton almıştım. Eşim yine sormuştu "Bununla ne yapmayı planlıyorsun?" diye. Ben de "Puantiyeli mutfağa bir şeyler yaparım herhalde" demiş olmalıyım büyük ihtimalle.
İşte tam vakti.


Puantiyeli Kalpli Mutlu Mutfak

Pazartesi geliyor. Bazen bilgisayarın saati duruyor, bakıyorsun sürekli aynı dakikayı gösteriyor.
Tıpkı öyle olmasını istiyorum bazı zamanların. Ama gerçek olsun istiyorum.
İşte buna imkansızı istemek deniyor :)

Yoğun ve stresli bir haftayı geride bıraktım. Yorgunluk eşiğim hayli düşük, dayanıksızım maalesef.
Bu süreçte dikime verdiğim mutfak minder setimi aldım. Runnerini yıkadım, ütülemeden de hemen serdim, sabırsızlıktan.
Mutfakta artık ıvır zıvır kaldı. Onca zaman beklediğim şey: Masa takımı, minder seti ve bir adet küçük rafmış.
Hayaller ne uzak ne yakın değil mi? Bunlar gerçekleşmeden, "Ohoo, bir sürü iş var" derdim, hiç de yokmuş.
Sarkıtı taktırmadık henüz. Bir de benim süslemeler bitmez. Onları bekleyeceğime çekeyim dedim. Biraz hazırlıksız oldu. Fazlalıkları toparlamadan, runneri ütülemeden çekiverdim.

29 Mart 2014 Cumartesi

Yeşille Başım Dertte!

Çocuğuna ilgi göstermediği için suçluluk duyup da 1 aylık ilgisizliğini, 1 günde lunaparkta onunla vakit geçirerek affettirmeye çalışan ebeveynlere döndüm. Burdaki çocuk, blog. Aynı gün 2. yazı onu sevinçten ağlatmış olmalı :)

Trabzon'a taşındığımızdan ve kendimce evi dekore etmeye başladığımdan beri yeni bir hastalık türedi bende: Tonlara takılmak. Beni atıl bırakıyor resmen. Halbuki kaygısız dekorasyonları çok seviyorum, bohem tarzı çok seviyorum mesela. Onlarda böyle bir kaygı yok ki. Ama birden peyda oldu işte. Bu sebepten hala orta sehpam ve yan sehpalarım yok. "Orta sehpa yemek takımının renginde mi olsa, koltuk takımının ayaklarının tonunda mı yoksa sandalyelerin ayaklarının tonunda mı olsa?". Dikkat edin, bu takıntı bende eskiden yokmuş ki hepsi farklı .

Sinbo Şarjlı Kazak Tüy Toplama Makinesi


Herkese güzel bir haftasonu dileyerek başlıyorum. İyi ki var şu haftasonları.
Geçenlerde A101' de Sinbo' nun başlıkta bahsettiğim ürününü görünce, aldım. Bir ara araştırmıştım ve sadece bir blogda işe yaradığını okumuştum. Şimdi almışken, ben de yazayım dedim. Benim gibi araştıranlar, kullananların yorumlarını ve gözlemlerini merak edenler vardır belki.

Ürün bu:

Kendisi sesli çalışıyor, topladığı tüyleri de alttaki haznede biriktiriyor.

22 Mart 2014 Cumartesi

Köy- Keçe

Evet, yine yalnızım, doğru bildiniz. Eşim yine nöbette.
Evde acaba ev işi mi yapsam hobi mi yapsam diye gezinirken, bloğuma bir yazı yazıvereyim dedim.
Tamam biraz gelişigüzel ve hazırlıksız bir yazı olacak Kabul ediyorum.
Ama yazarsam, "Yazmayalı uzun zaman oldu, bloğumu boşlamayı sevmiyorum." düşüncelerini de yok edeceğim.

12 Mart 2014 Çarşamba

9 Mart 2014 Pazar

Kırmızı Köşe ve Hüzün


Herkese huzurlu Pazarlar...

***



Eşim bugün nöbetçi. Haftasonu tuttuğu nöbetlerde çoğu kez hüzünlü oluyorum. İlginç şekilde de günün başında kendime bir sürü telkinde bulunuyorum:
"Bugün depresif olmayacağım, evin işlerini yapacağım, hobilerimle uğraşacağım ve kendimi iyi hissedeceğim."
Yapmam gerekenleri yapmayınca, hüznün üzerine bir de stres biniyor...
Gelin görün ki ben yine hüzün moduna girdim.

3 Mart 2014 Pazartesi

Evimizin Girişi

Yeni bir şehre taşındığımızda, evde eksikliğini  en çok hissettiğimiz eşyalardan biri portmantoydu. Eski kaldığımız evin kendisinde vardı zira. Hazır eksikken, hayallerimdeki dolabı yaptıralım dedik. Yaptırmadan önce nette bol bol "country tarz portmanto" diye aratmıştım; fakat Türkiye'den bir iki örnek ancak çıktı karşıma. Sonra aldık elimize metremizi, ölçtük biçtik çizdik. Ustayı da çağırdık, tabii ki usta bazı yerlerde değişikliğin iyi olacağını söyledi. Biz de onayladık. İpek mat beyaza boyanmasına karar verdik. Ama sadece kapaklar öyle olacaktı, diğer türlü çok maliyetli oluyordu.

2 Mart 2014 Pazar

Yaşasın Evimiz- Eve Dair Projeler

Günün doğumu yaklaşıyor.

Bense son bir haftadır geçirdiğim boğaz enfeksiyonunun bu gece beni uyutmaması sebebiyle ayaktayım. Fısfıs, bol bol su içmek şimdilik pek işe yaramadı. Ve gördüm ki yutkunmak büyük nimet. Hissettiğim acı yutkunurken oluşuyor. Bu sebepten yutkunmaktan kaçınıyorum. Öyle de olmuyor işte, sadece acıyı geciktiriyorum. Bir de sanki boğazımın sağ tarafından kulağıma açılan bir delik var ve orası da yutkunurken daha bir acıyor. Neyse. Uykudan etse de dayanılmaz değil. Şükürler olsun. Allah tüm hastalara şifa versin diye dua edeyim bu vesileyle.

18 Şubat 2014 Salı

Ahşap Boyama Kutu veya Sepet

Merhabalar;


Yeni bir kız bebeği olan üniversiteden bir arkadaşım için boyadığım kutu.
Pembe ve yeşille boyandı, karatahta boyası da eklendi. Boncuk boya, peçete dekupaj uygulaması da yapıldı.
Yanına tebeşirlerini de ekledim ♥

Umarım onun için işlevsel bir hediye olmuştur.
Bebişin cicileriyle güzel bir uyum yakalamaları dileğiyle :)

17 Şubat 2014 Pazartesi

Pratik ama estetik olmayan bir çözüm önerisi :)


Merhabalar,
Herkese huzurlu, mis kokulu bir hafta diliyorum.
Etrafınızda, bulunduğunuz yerde bol bol lavanta kokuları bulunsun.
Lavanta kokulu sabunlar, lavanta yağı, lavanta kurusu...
Bahar geliyor, uyanın!

10 Şubat 2014 Pazartesi

Peynir (veya Çökelek ) Kızartması


Günaydın sevgili okuyucu;
Sana kocamaan huzurlu, derin nefes aldığın bir hafta diliyorum :)

***
Trabzon' da hayat yeni yeni normale dönüyor benim için.
Taşınalı nerdeyse 2 ay olacak, evin eksikleri bitti sayılır ve ev düzeni oturmaya nihayet başladı.
Ev düzeni oturana kadar hobilerimle ilgilenemedim. Umarım bundan sonra ilgilenebilirim.

31 Ocak 2014 Cuma

Ailemizin İlk'inin Doğumgünü

Rana, benim yeğenimin adı.
Hamilelik sürecine ilk defa onun vesilesiyle bu kadar yakından tanık oldum.
Ablama açıp açıp "Bunu yeme, şunu yap, bak üzülme bebek etkilenir, bebeğe şundan almayı planlıyorum" vs vs diye söylerdim. Hamilelik sosyal baskıyla zorlaşıyor sanki :) Neyse, sonuçta her şey bebeğin sağlığı içindi. Nasıl bir bebek olacağını düşünürdüm, sağlıkla dünyaya gelsin diye dualar ederdim.
Sonra doğdu. Doğdu doğdu, normal doğum yani.

20 Ocak 2014 Pazartesi

Trabzon + Köy


Merhabalar;
Blog yazısına giriş yazarken genelde girişi nasıl yapmam gerektiği konusunda tereddüt ediyorum.
Direk konuya mı girsem, merhaba mı desem, merhabalar mı desem, köşe yazarı gibi sevgili okuyucularım' ı da mı eklesem (hoş, artık eklenmiyor da)... O an ne düşünüyorsam, ona karar vererek bu tereddütü sonlandırıyorum. Şu an olduğu gibi :)

16 Ocak 2014 Perşembe

Trabzon'da 1 Ay

Günaydın

Yarın itibariyle Trabzon'a taşınalı tam bir ay olacak.
Trabzon hayallerimin şehriydi. Hiç denizi olan bir şehirde yaşamamıştım ve Karadeniz'de yaşamak istiyordum.
Yeşil görmek istiyordum.
Kültürel ögelerle sık sık karşılaşayım diyordum. Kişilikli bir şehir olsun, diyordum.

8 Ocak 2014 Çarşamba

Daha İyi Bir Duygudurum İçin Fotoğraflı Çalışmalar-1

Merhabalar

Bu sıralar kafayı es geçtiğimiz şeylere taktım.
Örneğin psikolojimiz, kronikleşmiş sıkıntılar, çözüm aramayı unutalı geçen günler... Sorunlara alışmak? Neden?
Meslekî konularda yazmayı aslında düşünmüyordum. Hem "Ne haddime!" düşüncemden, hem de burda farklı yanlarımı yansıtma - bir nevî deşarj olma gayemden.

3 Ocak 2014 Cuma

Sonunda Geldim, Özledimm

Günaydın tüüm okuyucularıma;

Herkese huzurlu ve beklentilerinin karşılandığı, korkularının gerçekleşmediği bir yıl diliyorum öncelikle.
Yeni yıl bize çok fazla yeni geldi.
Yeni şehir, yeni iş, yeni ev, yeni insanlar...
Aşina bir yüze hasret kaldım, eşimi görünce her zamankinden çok daha mutlu oluyorum. Artık sevdiği adamı görünce mutlu olan kadına bir + daha eklendi: Tanıdık birini görünce mutlu olan kadın. İşte her ikisi de sevgili yol arkadaşım.