kendin yap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kendin yap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ekim 2014 Salı

Keçe minik sepet ve İp Düzenleyici


Merhabalar
Hobi işlerimle ilgili uzun zamandır paylaşım yapmıyordum. Fotoğrafları düzenledim ve hemen yayını hazırlıyorum.
Pinterest' te vakit geçirmek, beyninde uçuşan bir sürü düşünceye yetişmeye çalışmak, sonra düşüncelerin çokluğunun kişiyi atıl bırakması. İşte tam bu deneyimleri yaşıyorum çoğu kez. Ataleti yendiğim zamanalarda yaptığım keçe sepetim ve çarpı işi ip (mouline deniyor sanırım) düzenleyicilerim karşınızda.

22 Ağustos 2014 Cuma

Çarpı işi Kapı Süsü

Ilık, güzel bir Trabzon akşamından herkese selamlar
Bloğumu boşluyorum bir süredir. Fotoğraf makinem berbat, fotoğraf çekecek güzel güneşi bir türlü yakalayamıyorum, vs diyerek erteledim bir süre. Sonra elde ne varsa, dedim.

6 Ağustos 2014 Çarşamba

Tasarım Bebek Not Defteri

Evliliğe aylar öncesinden, bazen yıllar öncesinden hazırlanıyoruz. Çeyiz dizme telaşesi belki de kişiyi evliliğe yaklaştırıyor, ısındırıyor.
Bu mantıkla hareket edip, bebek fikrine uzak kendime alıştırmalar yapıyorum. Kendimi kasmadan, yormadan, kaygılandırmamaya özen göstererek. Beynime bebekle ilgili güzel uyaranlar göndererek. İşte bu alıştırmalardan biri de defter kapağı hazırlamaktı. Scrapbook çalışması denebilir mi bilmiyorum ama, bildiğimiz kareli Mopak defteri allayıp pulladım. Bakın ne çıktı ortaya?

8 Temmuz 2014 Salı

Ahşap Kerata-Dönüşüm

Bloğuma yazıyor olmak çok güzel, herkese merhaba.
*
Bugün ucuzlukçudan alıp süsleyip püslediğim keratacığımla tanıştıracağım sizleri :)
Keratayı ucuzlukçuda gördüğümde alsam mı almasam mı diye çok kararsız kaldım. Sık kullandığımız bir eşya değil çünkü. Ama boyamak için alayım dedim.
Geçenlerde de evde bir boş vaktimde aldım elime, başladım süslemeye.
*

28 Haziran 2014 Cumartesi

Bakış Açısı



Eskiden böyle ıvır zıvırla uğraşırken kendi kendime "Ben ne zaman büyüyeceğim de, bir çocuğa bakacak erişkinliğe ulaşacağım" derdim. Çoğu kişiye göre çocukça şeylerdi bunlar, bunlara vakit nasıl bulunurdu ki?
Taa ki bu imsakiyeyi hazırlayana kadar.
Eşim nöbetteyken, canım sıkılmış, reklamlı imsakiyeyi kesip kırpmıştım.
Yapmaya başladıktan sonra "Üff" dedim, "Bir çocuğum olsaydı da onunla birlikte hazırlasaydım şunu. Mesele o şuraya bir çizik atsaydı, ben o çizgiye hayran hayran baksaydım. İlk Trabzon Ramazan hatırası, çocuğumun çiziğiyle birlikte! Ne kadar romantik ve kıymetli."
Sonra bir baktım, bakış açım değişmiş. Bir anlık; ama belki de tüm geleceğimi etkileyecek bir cümle. Çocuk doğurmayı, bakmayı külfet olarak görmemi değiştiren bir cümle.
*
İşte hayattaki tüm umutsuzluklar, mutluluklar, isyanlar, şükürler tam da böyle bakış açılarıyla meydana geliyor. Aynı olaya bakış şeklimiz olayı öyle farklılaştırıyor ki...
*
Arkada görünen borcamdaki de bir bebek aslında. Her gün seviyorum onu. O benim 3. ekşi maya denemem. 3. günümüzü doldurduk. Bu sefer olacak gibi, çok umutluyum :) Umarım bize sağlıklı, leziz, doyurucu ekmekler sunar.
Hem belki bizimle büyüyecek; çünkü iyi bakarsak bozulma gibi bir durumları yokmuş ekşi mayaların. Belki isim bile koyarım ona.
*
Herkese hayırlı, kalbimizin genişlediği bir Ramazan ayı diliyorum.
Bana bu bakış açısıyla ilk hediyesini verdi bile.


6 Mayıs 2014 Salı

Hediyelerim Geldi :)

İşyerindeyim. Sabah makinemi de yanıma almıştım, hediyeler gelirse öğle arası çeker koyarım hemen diyerek.
Gelin görün ki pili bitti bu sefer de.
Bu sebepten bir kısmını telefonla çektim.

4 Mayıs 2014 Pazar

Sürpriz Proje - 1

Son birkaç gündür içimde bir sıkıntı, sürekli hafakanlar basıyor (Evet, vaktiyle araştırmıştım ve doğru yazımın "hafakan" olduğuna kanaat getirmiştim). Kendimce kalbimi yoluna koymaya çalışıyorum, "All is well" diyorum ona, düşüncenin gücüne inanıyorum ( İnanır mısınız, bugün yanan parmağımın acısını, acımadığına dair kendimi telkin ederek yok ettim :)).

Bugün elektrik kesintisi vesilesiyle kendimle başbaşa kalınca, düşündüm de; biz insanlar zâhirimize (dış görünüm) epey önem veriyoruz, "İlk izlenim önemlidir" gibi laflar ediyoruz, kadınlar makyaja ve saça zaman harcıyor, kıyafet almak için özel zaman ayrılıp alışverişe gidiliyor, ergenler karizmatik görünüm için sigara içiyor, evlerimiz için de aynı ritüeller, vs... Ya içimiz? İçimizi yok saydığımızı farkettim, ilk farkedişim değildi tabii bu.

19 Nisan 2014 Cumartesi

Kavanoza Ruh Katmak

Merhaba pek sevgili okuyucu;

*

Gündemimde neler mi var?

Nerdeyse yaz geldi. Havalara pek güvenmesem de. E haliyle boya mevsimi açıldı. Yine sentetik boyanın berbat ettiği fırçaları söylene söylene temizlemeye çalışacağım, ellerim batacak ve sonrasında en iyisi yenisini alayım diyeceğim. Bugün itibariyle başladı bu döngü. Ev tiner kokuyor mesela... Şu sehpalar da bitsin, kendime başka sentetik boyalık iş çıkarmayı düşünmüyorum.
Bir de ilk defa bloglar arası hediyeleşme etkinliğine katıldım. Bakalım kim düşecek bahtıma :) Bu vesileyle de yeni yeni bloglar bulup takibime aldım. Katılmak isteyenler Öznur'un Dünyası bloğuna uğrayabilir. Sanırım etkinlik henüz bitmedi.

6 Nisan 2014 Pazar

Kalpli Puantiyeli Magnet Banner

Ne uzun ve karmaşık bir başlık oldu böyle!
Umarım doğru bir tanımlamadır. Hayal kırıklığına uğramanızı istemem.
***
Vakti zamanında puantiyeli bir oluklu karton almıştım. Eşim yine sormuştu "Bununla ne yapmayı planlıyorsun?" diye. Ben de "Puantiyeli mutfağa bir şeyler yaparım herhalde" demiş olmalıyım büyük ihtimalle.
İşte tam vakti.


Puantiyeli Kalpli Mutlu Mutfak

Pazartesi geliyor. Bazen bilgisayarın saati duruyor, bakıyorsun sürekli aynı dakikayı gösteriyor.
Tıpkı öyle olmasını istiyorum bazı zamanların. Ama gerçek olsun istiyorum.
İşte buna imkansızı istemek deniyor :)

Yoğun ve stresli bir haftayı geride bıraktım. Yorgunluk eşiğim hayli düşük, dayanıksızım maalesef.
Bu süreçte dikime verdiğim mutfak minder setimi aldım. Runnerini yıkadım, ütülemeden de hemen serdim, sabırsızlıktan.
Mutfakta artık ıvır zıvır kaldı. Onca zaman beklediğim şey: Masa takımı, minder seti ve bir adet küçük rafmış.
Hayaller ne uzak ne yakın değil mi? Bunlar gerçekleşmeden, "Ohoo, bir sürü iş var" derdim, hiç de yokmuş.
Sarkıtı taktırmadık henüz. Bir de benim süslemeler bitmez. Onları bekleyeceğime çekeyim dedim. Biraz hazırlıksız oldu. Fazlalıkları toparlamadan, runneri ütülemeden çekiverdim.

29 Mart 2014 Cumartesi

Yeşille Başım Dertte!

Çocuğuna ilgi göstermediği için suçluluk duyup da 1 aylık ilgisizliğini, 1 günde lunaparkta onunla vakit geçirerek affettirmeye çalışan ebeveynlere döndüm. Burdaki çocuk, blog. Aynı gün 2. yazı onu sevinçten ağlatmış olmalı :)

Trabzon'a taşındığımızdan ve kendimce evi dekore etmeye başladığımdan beri yeni bir hastalık türedi bende: Tonlara takılmak. Beni atıl bırakıyor resmen. Halbuki kaygısız dekorasyonları çok seviyorum, bohem tarzı çok seviyorum mesela. Onlarda böyle bir kaygı yok ki. Ama birden peyda oldu işte. Bu sebepten hala orta sehpam ve yan sehpalarım yok. "Orta sehpa yemek takımının renginde mi olsa, koltuk takımının ayaklarının tonunda mı yoksa sandalyelerin ayaklarının tonunda mı olsa?". Dikkat edin, bu takıntı bende eskiden yokmuş ki hepsi farklı .

9 Mart 2014 Pazar

Kırmızı Köşe ve Hüzün


Herkese huzurlu Pazarlar...

***



Eşim bugün nöbetçi. Haftasonu tuttuğu nöbetlerde çoğu kez hüzünlü oluyorum. İlginç şekilde de günün başında kendime bir sürü telkinde bulunuyorum:
"Bugün depresif olmayacağım, evin işlerini yapacağım, hobilerimle uğraşacağım ve kendimi iyi hissedeceğim."
Yapmam gerekenleri yapmayınca, hüznün üzerine bir de stres biniyor...
Gelin görün ki ben yine hüzün moduna girdim.

3 Mart 2014 Pazartesi

Evimizin Girişi

Yeni bir şehre taşındığımızda, evde eksikliğini  en çok hissettiğimiz eşyalardan biri portmantoydu. Eski kaldığımız evin kendisinde vardı zira. Hazır eksikken, hayallerimdeki dolabı yaptıralım dedik. Yaptırmadan önce nette bol bol "country tarz portmanto" diye aratmıştım; fakat Türkiye'den bir iki örnek ancak çıktı karşıma. Sonra aldık elimize metremizi, ölçtük biçtik çizdik. Ustayı da çağırdık, tabii ki usta bazı yerlerde değişikliğin iyi olacağını söyledi. Biz de onayladık. İpek mat beyaza boyanmasına karar verdik. Ama sadece kapaklar öyle olacaktı, diğer türlü çok maliyetli oluyordu.

18 Şubat 2014 Salı

Ahşap Boyama Kutu veya Sepet

Merhabalar;


Yeni bir kız bebeği olan üniversiteden bir arkadaşım için boyadığım kutu.
Pembe ve yeşille boyandı, karatahta boyası da eklendi. Boncuk boya, peçete dekupaj uygulaması da yapıldı.
Yanına tebeşirlerini de ekledim ♥

Umarım onun için işlevsel bir hediye olmuştur.
Bebişin cicileriyle güzel bir uyum yakalamaları dileğiyle :)

17 Şubat 2014 Pazartesi

Pratik ama estetik olmayan bir çözüm önerisi :)


Merhabalar,
Herkese huzurlu, mis kokulu bir hafta diliyorum.
Etrafınızda, bulunduğunuz yerde bol bol lavanta kokuları bulunsun.
Lavanta kokulu sabunlar, lavanta yağı, lavanta kurusu...
Bahar geliyor, uyanın!

31 Ocak 2014 Cuma

Ailemizin İlk'inin Doğumgünü

Rana, benim yeğenimin adı.
Hamilelik sürecine ilk defa onun vesilesiyle bu kadar yakından tanık oldum.
Ablama açıp açıp "Bunu yeme, şunu yap, bak üzülme bebek etkilenir, bebeğe şundan almayı planlıyorum" vs vs diye söylerdim. Hamilelik sosyal baskıyla zorlaşıyor sanki :) Neyse, sonuçta her şey bebeğin sağlığı içindi. Nasıl bir bebek olacağını düşünürdüm, sağlıkla dünyaya gelsin diye dualar ederdim.
Sonra doğdu. Doğdu doğdu, normal doğum yani.

29 Kasım 2013 Cuma

Mavi Mavi Mavi

Merhabalar!

Evdeki mavileri topladım, çalışma odasına yaptıklarım ve aldıklarım ♥

Ağaçlı kutu, rulokat kutusuydu, boyadım, peçete dekupaj yaptım.








Bir de;
Birileri bana fotoğraf makinesini nasıl kullanacağım hakkında bilgi verse ne güzel olur? Bir kitap, bir video...
Normal digital fotoğraf makinesini en üstün performansla kullanmak istiyorum :)

***

Huzurlu bir haftasonu diliyorum.

28 Kasım 2013 Perşembe

Puantiyeli Mutlu Mutfak Çalışmaları Devam Ediyor

Günaydınlar efendim ♥

Eski konuları okuyanlar biliyor ki, gelecekte ömür yeterse; bol kırmızı beyaz puantiyeli, ahşabın ve kırmızının ağırlıklı olduğu bir mutfak hayal ediyorum. Tabi yaşlanmadan alabileceğimiz evlerin %90' ının hazır mutfağa sahip olduğunu biliyorum. Şatafatlı renklere, siyaha, ceviz kaplamaya bürünmüş dolaplar... Sahibinden. com' da baktığım evlerin nerdeyse hepsi böyle. Bir de siyah modası çıkmış galiba: Tuvaletler, banyolar, fayanslar siyah da siyah. Ne buluyor yapanlar bu renkte anlamıyorum. Neyse, hayıflanmanın vakti değil.

Tabi ki ben şöyle dolabı yapılmamış bir ev bulup, dolabı istediğim gibi yaptırmak istiyorum.
Yine tam olarak ne istediğimi bilmiyorum fakat! Bazen sadece beyaz diyorum, bazen "Acaba şöyle koyu veya uçuk bir yeşil de olsa mı?" diye geçiriyorum aklımdan.

Mesela şu ton:



Veya şöyle bir yeşil:


Yeşili de kesinlikle istiyorum aslında mutfakta yani... Kırmızı, beyaz, ahşap tonlarından sonra favorim yeşildir. Amma velakin ben ki kombin özürlüsüyüm, dolapsız bir ev bulsam bile nasıl yaparım bilemiyorum :)

***

Neyse konumuz bu değil.
Dün İkea' dan aldığımız hem ucuz hem de masif mi masif, ağır mı ağır sevgili taburemi gözüme iliştirdim.


Vee kendisine "Sen benim Mutlu Mutfak' ımın en nadide parçasısın, kısa boyumu en güzel telafi edensin, seni güzelleştirmek bana şart oldu" dedim.

Vee eğitimsiz bir makyözün elinde çirkinleşmekten korkan bir kadın gibi, bana tedirgin bir şekilde yaklaştığını hissettim. Ona güven vermeye çalıştım tabi ki ben de.

Alladım pulladım.





Şimdi gelecekteki mutfağıma daha da yakışacağına eminim!

***

Efendim?

Aynada kendini beğenip beğenmediğini sormayı unuttum :)

***

Mutlu Günler Efendim.

Linked up with:
http://sweethaute.blogspot.com/2013/12/thursday-sweet-haute-share-link-party.html