hediye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hediye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Haziran 2014 Cumartesi

Bakış Açısı



Eskiden böyle ıvır zıvırla uğraşırken kendi kendime "Ben ne zaman büyüyeceğim de, bir çocuğa bakacak erişkinliğe ulaşacağım" derdim. Çoğu kişiye göre çocukça şeylerdi bunlar, bunlara vakit nasıl bulunurdu ki?
Taa ki bu imsakiyeyi hazırlayana kadar.
Eşim nöbetteyken, canım sıkılmış, reklamlı imsakiyeyi kesip kırpmıştım.
Yapmaya başladıktan sonra "Üff" dedim, "Bir çocuğum olsaydı da onunla birlikte hazırlasaydım şunu. Mesele o şuraya bir çizik atsaydı, ben o çizgiye hayran hayran baksaydım. İlk Trabzon Ramazan hatırası, çocuğumun çiziğiyle birlikte! Ne kadar romantik ve kıymetli."
Sonra bir baktım, bakış açım değişmiş. Bir anlık; ama belki de tüm geleceğimi etkileyecek bir cümle. Çocuk doğurmayı, bakmayı külfet olarak görmemi değiştiren bir cümle.
*
İşte hayattaki tüm umutsuzluklar, mutluluklar, isyanlar, şükürler tam da böyle bakış açılarıyla meydana geliyor. Aynı olaya bakış şeklimiz olayı öyle farklılaştırıyor ki...
*
Arkada görünen borcamdaki de bir bebek aslında. Her gün seviyorum onu. O benim 3. ekşi maya denemem. 3. günümüzü doldurduk. Bu sefer olacak gibi, çok umutluyum :) Umarım bize sağlıklı, leziz, doyurucu ekmekler sunar.
Hem belki bizimle büyüyecek; çünkü iyi bakarsak bozulma gibi bir durumları yokmuş ekşi mayaların. Belki isim bile koyarım ona.
*
Herkese hayırlı, kalbimizin genişlediği bir Ramazan ayı diliyorum.
Bana bu bakış açısıyla ilk hediyesini verdi bile.


25 Haziran 2014 Çarşamba

Yavaş Ebeveynler-Mutlu Çocuklar



Yavaşlamakla ilgili gördüğüm 2. kitap.
İlki Kemal Sayar'a ait "Yavaşla! Bu Dünyadan Bir Defa Geçeceksin" di. Onu okumamıştım; zira popüler kitap fobim var, taa ki Ankara'da bir gün metroda giderken karşı banklarda oturan kadınların nerdeyse 1/3' ünde Aşk (Elif Şafak) kitabını gördüğümden beri. Ne ki bu? İsyan ruhum kalktı işte o zamanlar, "Okumayacağım herkesin okuduğunu" dedim. Herkesin okuması, o kitabın benim kriterlerimde iyi olduğunu, bana kendini sevdireceğini kanıtlamıyor ki. Bir önyargı oluştu, doğrudur.

15 Haziran 2014 Pazar

Hediye Karatahta Pano

Merhabalar, herkese keyifli bir Pazar diliyorum.
Blogdan bir süredir uzak kaldım, aklım burda olsa da. Soma faciası, ardından yoğun işler, ardından tatil derken, sanırım artık daha sık yazabileceğim.

Annemlere gitmeden önce yeğenim Rana için karatahta pano hazırlamıştım.
Sırf yazsın çizsin diye değil, üstünde zıplasın, tekerlek gibi yuvarlasın diye.Yani bu pano, duvara asılmak için yapılmadı. Zaten biraz çizip sonrasında tebeşiri ağzına götürdüğünden, şimdilik karatahtadan uzak kalacak gibi. Oral dönem dedikleri bu işte :)

4 Haziran 2014 Çarşamba

Çilekli Hediye Paketi


Merhaba sevgili okur;
Epey zaman oldu yazmayalı. Yoğun bir iş dönemini geride bıraktım sayılır, şu an 2 haftalık ayrıldığım yıllık iznimdeyim.
*
Sizlerle yarın itibariyle 3 ayını dolduracak en küçük yeğenime hazırladığım hediyeleri paylaşmak istiyorum.
Kendisine kırmızı çok yakışıyor, o sebepten kırmızıyı kullandım ve çilek temalı bir paket hazırladım.
Çilekli bir yazlık kıyafet, çilekli saç bandı ve odası pembe olacağından pembe çilekli bir çarpıişi pano.
İkisini de Pinterest'te görüp yaptım.





*
Prensese huzurlu nice nice aylar diliyorum ♥
Bu da bebek mevlidi için süslenip püslenmiş Sena :)


11 Mayıs 2014 Pazar

İlk Çarpıişi

Bugün Anneler Günü.
Annesi hayatta olmayan, "Anne" kelimesini hayatında hiç kullanamamış, belki annesine içten içe öfke duyan tüm evlatları düşünerek madden yaşayan ve manen kalplerde yaşayan tüm annelerin bu güzel gününü kutlamakla yetiniyorum.

6 Mayıs 2014 Salı

Hediyelerim Geldi :)

İşyerindeyim. Sabah makinemi de yanıma almıştım, hediyeler gelirse öğle arası çeker koyarım hemen diyerek.
Gelin görün ki pili bitti bu sefer de.
Bu sebepten bir kısmını telefonla çektim.

4 Mayıs 2014 Pazar

Hediyeleşme Etkinliğinde Sona Geldik


Evet, paylaşmadan edemedim.
Öznur'un Dünyası' nın düzenlediği Hediyeleşme Etkinliği'ne hazırladığım paketi bitirdim.
Eşleştiğim blogger arkadaşım umarım çok çok mutlu olur görünce ♥
Detaysız paylaşıyorum ki, görürse sürpriz bozulmasın.
O da hediyemi göndermiş, merakla bekliyorum :)

Hediyeleşmek güzeldir :)




3 Mart 2014 Pazartesi

Evimizin Girişi

Yeni bir şehre taşındığımızda, evde eksikliğini  en çok hissettiğimiz eşyalardan biri portmantoydu. Eski kaldığımız evin kendisinde vardı zira. Hazır eksikken, hayallerimdeki dolabı yaptıralım dedik. Yaptırmadan önce nette bol bol "country tarz portmanto" diye aratmıştım; fakat Türkiye'den bir iki örnek ancak çıktı karşıma. Sonra aldık elimize metremizi, ölçtük biçtik çizdik. Ustayı da çağırdık, tabii ki usta bazı yerlerde değişikliğin iyi olacağını söyledi. Biz de onayladık. İpek mat beyaza boyanmasına karar verdik. Ama sadece kapaklar öyle olacaktı, diğer türlü çok maliyetli oluyordu.

18 Şubat 2014 Salı

Ahşap Boyama Kutu veya Sepet

Merhabalar;


Yeni bir kız bebeği olan üniversiteden bir arkadaşım için boyadığım kutu.
Pembe ve yeşille boyandı, karatahta boyası da eklendi. Boncuk boya, peçete dekupaj uygulaması da yapıldı.
Yanına tebeşirlerini de ekledim ♥

Umarım onun için işlevsel bir hediye olmuştur.
Bebişin cicileriyle güzel bir uyum yakalamaları dileğiyle :)

31 Ocak 2014 Cuma

Ailemizin İlk'inin Doğumgünü

Rana, benim yeğenimin adı.
Hamilelik sürecine ilk defa onun vesilesiyle bu kadar yakından tanık oldum.
Ablama açıp açıp "Bunu yeme, şunu yap, bak üzülme bebek etkilenir, bebeğe şundan almayı planlıyorum" vs vs diye söylerdim. Hamilelik sosyal baskıyla zorlaşıyor sanki :) Neyse, sonuçta her şey bebeğin sağlığı içindi. Nasıl bir bebek olacağını düşünürdüm, sağlıkla dünyaya gelsin diye dualar ederdim.
Sonra doğdu. Doğdu doğdu, normal doğum yani.

19 Aralık 2013 Perşembe

"Mine' nin Yeni Hayatı" ndan Çekiliş Haberi :)

Merhabalar;
Çekilişlere elimden geldiğince katılmamaya çalışıyorum.
Bir bloğun kayıt güncellemesinde sık sık çekiliş haberi görüyorsam rahatsız oluyorum.
Bu yüzden çok seçici davranmaya çalışıyorum.
Siftahı yapıyorum;
Niye mi?
İşin içinde Mine Hanım var :)
Kendisini kişisel olarak tanımıyorum.
Yalnız gelinlik seçimimde, gelinlikçiyle aramdaki dialoglarda ondan çok fayda gördüm. Bir kere orijinal fransız kuponu ondan öğrendim, bu çok önemli benim için :)
İyi bir gelinliğin sırlarını ondan öğrendim ve uygulamaya çalıştım.
Gelinlik sektörüne çok önemli adımlarının ve katkılarının olduğunu düşünüyorum.
Bence Türk kızlarının tabir-i caizse "Gözünü açtı."
Kendisine bu açıdan çok çok teşekkür ediyorum.
***
Dekorasyon konusundaki zevki de hayranlık uyandırıcı.
***

Çekiliş Haberi Burda:

Çekiliş Yapmak İstiyorum

Blog dünyasında da bu çekilişle umarım bir hareketlilik olur, en azından bir katkı...
İnstagramla birlikte "Kahrolsun İnstagram" protestosu yapasım geliyor artık, zira :)


11 Aralık 2013 Çarşamba

Güzel Bir Hediye


Merhabalar.
Arasıra reklamını yapasım gelir, sevdiğim ve/ya beğendiğim şeylerin.

İlk defa "cafenohut" bloğunda görmüştüm "sakın beni unutma" tablolarını.
Sonra tabloların sahibinin bloğunda buldum kendimi:
sakın beni unutma
Tam da yıldönümü yaklaşıyordu.

27 Kasım 2013 Çarşamba

Romantik Güller- Kendim Yaptım Projesi :)




Beni bilen bilir: Hayatımda en çok sevdiğim üç adamdan biridir Zarifoğlu.

♥♥♥

Eşimin gidişinin üçüncü günü.
Dün yine vakit doldurmak amaçlı bir şeyler yapmak için kıvrandım.
Ablama sanırım kendisi lisedeyken, arkadaşı tarafından hediye edilen kitap şekilli bir nesne vardı.
Ucuzlukçudan alındığı belli olan (O zamanlar para mı vardı değil mi :)) kırmızı kapaklı, içini açınca bir şiirin ve yapay güllerin çıktığı bir hediye... Ablam yıllar sonra bunu atacakken, tabi ki yine atmasına izin vermeyip, aldım.



Dün öyle dururken, buna bir el atayım dedim.
Şimdi yeni halini sunuyorum sizlere.


Dışındaki kırmızı kabı, çiçekli folyomla değiştirdim. Kapak içlerine gül kurusu pembe resim kartonu yapıştırdım. Sol tarafa gördüğünüz üzere Zarifoğlu' nun şiirinden bir kesit. Belki anlamsız geliyor sadece bunu yazınca; fakat bana anlamlı geldi. Bu kutuda küçük basit şeylerin biraraya gelmesiyle ne güzelliklerin ortaya çıktığını anlatmak istiyor aslında Öznur :)

Sağ tarafa dantel bardak altı yapıştırıp üzerine kurumuş güllerimi silikonladım.
Ahşap renginde olan çıtaları beyaza boyadım.
Müzik, şiir, güller, dantel... Bence mükemmel bir konsept oldu!
Bayıldım... Bakmaya doyamadım kendilerine :)
Sabah daha gün doğmamışken, mumla çekimini yaptım :)



Bunlar da gün ışığındaki normal halleri. Hava kapalı olduğundan güneşin sihrini kullanamadım sevgili okuyucularım :)



Sizler de beğendiniz mi?

♥♥♥

Mutlu bir gün diliyorum herkese....

26 Kasım 2013 Salı

Minik Zürafayla Bozuk Para Kutusu-Kendin Yap

Merhabalar;

Kalbim parçalı bulutlu; gözlerim yer yer sağanak yağmurlu olsa da şu gün, şu saatlerde çok da umut doluyum.
Her şeyin güzel olacağına; 3 idiot filmindeki kadar inanıyorum ve kalbime elimi koyup "All is well" diyorum :)

Eşim Pazar günü gitti; yeni görev yerini çok sevmesi, hocaların sıcakkanlılığı, onun mutlu olduğunu bilmem hüznümü azalttı.
Onu gönderdiğim gün akşam yer yer ağlayıp yer yer boş boş otururken; birden hobilerime sarmam gerektiğini düşündüm. Kafamı dağıtmalıydım. Şükür ki kardeşim yanımda. Ona birkaç hayvanın ismini söyleyip, hangisini daha çok sevdiğini sordum. O da zürafa dedi. Ben de "Tamam o halde sana bir zürafa hediye edeceğim" dedim ve başladım işe koyulmaya.
Kalıbı "Keçe Okulu" sitesinden indirmiştim, kendilerine teşekkürler :)
Zürafanın burnunu ve ağzını iple geçmeye üşendiğimden, bu şekilde kaldı :)
Çok sevdim ben kendilerini.



Aylar önce ablamı kapağı kırılan bir baharat kabını atarken yakalamış ve onu kurtarmıştım. Seramikti, niye atıyordu ki... Sonra bunu beyaza boyamış, kenara bırakmıştım. Eşimin gidişiyle buna da el atayım dedim ve peçete yapıştırdım. Peçeteyi çok beceriksizce yapıştırdım, itiraf ediyorum. Fakat kabın yüzeyi sadece kare veya sadece yuvarlak olmadığından bu şekilde sonuçlandırabildim. Bunu eşimin dışardan eve geldiğinde, cebindeki bozuk paraları bulduğu yüzeyin üzerine bırakma huyunu engellemek için hazırladım. Bu bir komplo :) Çalışma odamızın mavi konseptine de uydu diye düşünüyorum.


Aynı gün dünyaya gelen bu iki tatlı nesnenin ailemize ve kardeşime huzur, neşe, mutluluk katmasını Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyorum :) Onlar bir çift yumurta ikizi artık benim için :)




Umutlu Kalın!

:)

13 Kasım 2013 Çarşamba

Enn Taze Çifte Anahtarlık Hediyesi- 2

Merhabalar;
Sevgili bloğum bu cümle sana: Heeep Aklımdasın :)

Sonunda  Enn taze çifte anahtarlık hediyesi- 1 başlığında bahsettiğim anahtarlığı tamamladım.
Perde yapma noktasında uzun süre takıldım kaldım.
Çok güzel olmadı; ama zaten ben bir amatör hobiciyim :)

Minik saksılarımız çok güzel değil mi sevgili okuyucular?


Bu da anahtarlığın bitmiş hali.

Eşimle fon perdelerinin simetrisi hakkındaki konuşmalarımız hep aklımda kalacak.
Kendileri kafamı karıştırdı, perdeler simetrik durmuyor diye... Dedim, "Bu kadar mükemmelliyetçi olma, evdeki perdeler de çok simetrik durmuyor ki." Ama arkasından onarmaya çalışınca, az kalsın mahvediyordum anahtarlığı. O da bende yarattığı ikilem karşısında gülme krizlerine girdi, beni de soktu sağolsun :)
Hobilerimle uğraşırken benimle fikir alışverişi yaptığı için kendisine çok çok teşekkürler :)


Not da düştük güzel çifte... Tabi yazıyı eşim yazdı. Yazımın berbat olduğunu söylemiş miydim?


Sağlıcakla, mutlu mutlu kalın.
Hoşçakalın :)

25 Ekim 2013 Cuma

Enn Çok Beklediğim Hobi Malzemelerim Geldi :)

Merhabalar;

Sonunda karatahta boyama ve ibeking'den aldığım bantlara kavuştum.
Benden keyiflisi yok artık :)
İnşallah güzel güzel projelerde kullanırım hepsini.

İbeking' den aldıklarım :




Karatahta boyam ♥


Bunlar da almaya gidemediğimden, sevgili eşimin anahtarlık süslemesi için kendi zevkiyle aldığı kumaşlar :)
Ben minik desenli al deyince, minik gördüğünü almış. Anahtarlıkla pek alakası olmayacak renklerde.
Onu kumaş alırken hayal edince, yaptığı seçimlere kızamıyorum bile. Öyle sevimli geliyor ki :)


Enn Taze Çifte Anahtarlık Hediyesi- 1

Günaydınlar!
Şükür ki haftasonu gelmek üzere, evde yalnız olsam da.
Yarın eşimin ennnn sevgili kuzeni evleniyor. Ben çeşitli sebeplerden gidemedim, eşimi yolcu ettim.
Eee evlenen enn sevgili kuzen olunca, bir hediye yapmak da insanın içinden geliyor.
Anahtarlık aldık birlikte ve ben başladım boyamaya.
Anahtarlık pencere şeklinde olunca saksıyı nasıl yapacağımı bilemedim. Sağolsun gazete parçaları. Çıkardım şablonu, yaptım saksıyı. İçine de yazıcımızın sakladığım köpüklerinden sıcak silikonla toprak yaptım :)




Sonra boyadım. "O masal günü gelinceye kadar, boyuyorum" diye mırıldanarak. Yine.


Ve sevimli penceremin aşk dolu çiçekleri ♥
Çiçekleri çeşitli boncuk, dantel, çiçek, düğme, vs satan bir yerden aldık. Eşimle koşturduk resmen.
Ama henüz bitmedi. Yine de paylaşmadan duramadım. Daha fon perde ve tül perde yapacağım :)

Bu çalışmayla hafiften, köşesinden bir minyatür denemem de oldu sanki?


Mutlu Kalın, Aşkla Kalın :)
Herkese Hayırlı Cumalar!


10 Ekim 2013 Perşembe

Kitap Siparişimiz ve Diğerleri


Yıllardır kitapyurdu.com' da alışveriş yapıyorum. Sonra bu furyaya eşimi de dahil ettim.
Sizlerle son kitap siparişimizi paylaşmak istiyorum.



HayyKitap' ın sağlıkla ilgili kitaplarına bayıldığımı söylemiştim. En üstte yine aynı yayınevinden bir kitap, okumaya başladım bile! Korkarım ki okuduktan sonra alışveriş için bez torba ve file arayışına gireceğim. Başıma iş açmakta üstüme yoktur! Olsun, gelecek nesillere ve doğaya bir nebze katkım olsun da...
Kitabın adı: Naylon Aşkı Öldürür! Plastik Yaşamdan Kurtuluş Rehberi. Yazar Dicle Üniversitesi'nden Kimya Profesörü.

Diğer kitaplar ise:

*Nar Ağacı- Nazan BEKİROĞLU
*Dublörün Dilemması- Murat MENTEŞ
*Uzun Hikaye-Mustafa Kutlu
*Resimleriyle Çocuk-Haluk YAVUZER

Popüler kitap okumaktan hazzetmem; üniversite 1' den beri popüler kültür karşıtı bir tablo çiziyorum. Popüler olan çoğu şeyden uzak durmaya çalışıyorum, tükenmemek ve tüketmemek için. Tabi bu konuda %100 başarı mümkün değil; %100 başarılı olunması da gerekmiyor belki, hepsi zararlı olmasa gerek şu popüler kültür ürünlerinin. Nazan BEKİROĞLU' nun içinde Trabzon geçen bu kitabı da popüler kitaplardan şu ara; ama almadan edemedik.

16 Eylül 2013 Pazartesi

Trabzon Sevdası - Kitap ve Albüm

Merhabalar;
Bir Pazartesi'yi daha yarılamış bulunuyoruz. Bugünü de görmek nasip oldu. Umarım sizler benim gibi, işyerinde saatleri sayan, eve gitmek için sabırsızlanan güruhtan değilsinizdir. En kıymetlimiz zamanı, dört duvar arasında geçirmek bana hayli moral bozucu geliyor. Sahildeki Ev bloğunun sahibi paylaşmıştı: Her gün bir güzellik koyacaktık tepsimize, ânın ve günün kıymetini bilerek, güzel bir gün dileyerek. Tıpkı şiirdeki gibi:

“Her daim sıfır kilometre bir gün var önümüzde 
Gir ve ortalığı karıştır.” İ. Tenekeci

Aynen burdaki gibi enerjik başlamak isterdim güne. Ama şu sıralar günümü güzelleştirmek adına çaba harcamaktan bile yoksunum. Tepsim bomboş, şiir anlamsız...

Neyse yazının depresif olmasına izin vermeyeceğim :)