ahşap boyama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ahşap boyama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2014 Salı

Ahşap Kerata-Dönüşüm

Bloğuma yazıyor olmak çok güzel, herkese merhaba.
*
Bugün ucuzlukçudan alıp süsleyip püslediğim keratacığımla tanıştıracağım sizleri :)
Keratayı ucuzlukçuda gördüğümde alsam mı almasam mı diye çok kararsız kaldım. Sık kullandığımız bir eşya değil çünkü. Ama boyamak için alayım dedim.
Geçenlerde de evde bir boş vaktimde aldım elime, başladım süslemeye.
*

15 Haziran 2014 Pazar

Hediye Karatahta Pano

Merhabalar, herkese keyifli bir Pazar diliyorum.
Blogdan bir süredir uzak kaldım, aklım burda olsa da. Soma faciası, ardından yoğun işler, ardından tatil derken, sanırım artık daha sık yazabileceğim.

Annemlere gitmeden önce yeğenim Rana için karatahta pano hazırlamıştım.
Sırf yazsın çizsin diye değil, üstünde zıplasın, tekerlek gibi yuvarlasın diye.Yani bu pano, duvara asılmak için yapılmadı. Zaten biraz çizip sonrasında tebeşiri ağzına götürdüğünden, şimdilik karatahtadan uzak kalacak gibi. Oral dönem dedikleri bu işte :)

4 Mayıs 2014 Pazar

Hediyeleşme Etkinliğinde Sona Geldik


Evet, paylaşmadan edemedim.
Öznur'un Dünyası' nın düzenlediği Hediyeleşme Etkinliği'ne hazırladığım paketi bitirdim.
Eşleştiğim blogger arkadaşım umarım çok çok mutlu olur görünce ♥
Detaysız paylaşıyorum ki, görürse sürpriz bozulmasın.
O da hediyemi göndermiş, merakla bekliyorum :)

Hediyeleşmek güzeldir :)




Sürpriz Proje - 1

Son birkaç gündür içimde bir sıkıntı, sürekli hafakanlar basıyor (Evet, vaktiyle araştırmıştım ve doğru yazımın "hafakan" olduğuna kanaat getirmiştim). Kendimce kalbimi yoluna koymaya çalışıyorum, "All is well" diyorum ona, düşüncenin gücüne inanıyorum ( İnanır mısınız, bugün yanan parmağımın acısını, acımadığına dair kendimi telkin ederek yok ettim :)).

Bugün elektrik kesintisi vesilesiyle kendimle başbaşa kalınca, düşündüm de; biz insanlar zâhirimize (dış görünüm) epey önem veriyoruz, "İlk izlenim önemlidir" gibi laflar ediyoruz, kadınlar makyaja ve saça zaman harcıyor, kıyafet almak için özel zaman ayrılıp alışverişe gidiliyor, ergenler karizmatik görünüm için sigara içiyor, evlerimiz için de aynı ritüeller, vs... Ya içimiz? İçimizi yok saydığımızı farkettim, ilk farkedişim değildi tabii bu.

6 Nisan 2014 Pazar

Puantiyeli Kalpli Mutlu Mutfak

Pazartesi geliyor. Bazen bilgisayarın saati duruyor, bakıyorsun sürekli aynı dakikayı gösteriyor.
Tıpkı öyle olmasını istiyorum bazı zamanların. Ama gerçek olsun istiyorum.
İşte buna imkansızı istemek deniyor :)

Yoğun ve stresli bir haftayı geride bıraktım. Yorgunluk eşiğim hayli düşük, dayanıksızım maalesef.
Bu süreçte dikime verdiğim mutfak minder setimi aldım. Runnerini yıkadım, ütülemeden de hemen serdim, sabırsızlıktan.
Mutfakta artık ıvır zıvır kaldı. Onca zaman beklediğim şey: Masa takımı, minder seti ve bir adet küçük rafmış.
Hayaller ne uzak ne yakın değil mi? Bunlar gerçekleşmeden, "Ohoo, bir sürü iş var" derdim, hiç de yokmuş.
Sarkıtı taktırmadık henüz. Bir de benim süslemeler bitmez. Onları bekleyeceğime çekeyim dedim. Biraz hazırlıksız oldu. Fazlalıkları toparlamadan, runneri ütülemeden çekiverdim.

29 Mart 2014 Cumartesi

Yeşille Başım Dertte!

Çocuğuna ilgi göstermediği için suçluluk duyup da 1 aylık ilgisizliğini, 1 günde lunaparkta onunla vakit geçirerek affettirmeye çalışan ebeveynlere döndüm. Burdaki çocuk, blog. Aynı gün 2. yazı onu sevinçten ağlatmış olmalı :)

Trabzon'a taşındığımızdan ve kendimce evi dekore etmeye başladığımdan beri yeni bir hastalık türedi bende: Tonlara takılmak. Beni atıl bırakıyor resmen. Halbuki kaygısız dekorasyonları çok seviyorum, bohem tarzı çok seviyorum mesela. Onlarda böyle bir kaygı yok ki. Ama birden peyda oldu işte. Bu sebepten hala orta sehpam ve yan sehpalarım yok. "Orta sehpa yemek takımının renginde mi olsa, koltuk takımının ayaklarının tonunda mı yoksa sandalyelerin ayaklarının tonunda mı olsa?". Dikkat edin, bu takıntı bende eskiden yokmuş ki hepsi farklı .

9 Mart 2014 Pazar

Kırmızı Köşe ve Hüzün


Herkese huzurlu Pazarlar...

***



Eşim bugün nöbetçi. Haftasonu tuttuğu nöbetlerde çoğu kez hüzünlü oluyorum. İlginç şekilde de günün başında kendime bir sürü telkinde bulunuyorum:
"Bugün depresif olmayacağım, evin işlerini yapacağım, hobilerimle uğraşacağım ve kendimi iyi hissedeceğim."
Yapmam gerekenleri yapmayınca, hüznün üzerine bir de stres biniyor...
Gelin görün ki ben yine hüzün moduna girdim.

3 Mart 2014 Pazartesi

Evimizin Girişi

Yeni bir şehre taşındığımızda, evde eksikliğini  en çok hissettiğimiz eşyalardan biri portmantoydu. Eski kaldığımız evin kendisinde vardı zira. Hazır eksikken, hayallerimdeki dolabı yaptıralım dedik. Yaptırmadan önce nette bol bol "country tarz portmanto" diye aratmıştım; fakat Türkiye'den bir iki örnek ancak çıktı karşıma. Sonra aldık elimize metremizi, ölçtük biçtik çizdik. Ustayı da çağırdık, tabii ki usta bazı yerlerde değişikliğin iyi olacağını söyledi. Biz de onayladık. İpek mat beyaza boyanmasına karar verdik. Ama sadece kapaklar öyle olacaktı, diğer türlü çok maliyetli oluyordu.

2 Mart 2014 Pazar

Yaşasın Evimiz- Eve Dair Projeler

Günün doğumu yaklaşıyor.

Bense son bir haftadır geçirdiğim boğaz enfeksiyonunun bu gece beni uyutmaması sebebiyle ayaktayım. Fısfıs, bol bol su içmek şimdilik pek işe yaramadı. Ve gördüm ki yutkunmak büyük nimet. Hissettiğim acı yutkunurken oluşuyor. Bu sebepten yutkunmaktan kaçınıyorum. Öyle de olmuyor işte, sadece acıyı geciktiriyorum. Bir de sanki boğazımın sağ tarafından kulağıma açılan bir delik var ve orası da yutkunurken daha bir acıyor. Neyse. Uykudan etse de dayanılmaz değil. Şükürler olsun. Allah tüm hastalara şifa versin diye dua edeyim bu vesileyle.

18 Şubat 2014 Salı

Ahşap Boyama Kutu veya Sepet

Merhabalar;


Yeni bir kız bebeği olan üniversiteden bir arkadaşım için boyadığım kutu.
Pembe ve yeşille boyandı, karatahta boyası da eklendi. Boncuk boya, peçete dekupaj uygulaması da yapıldı.
Yanına tebeşirlerini de ekledim ♥

Umarım onun için işlevsel bir hediye olmuştur.
Bebişin cicileriyle güzel bir uyum yakalamaları dileğiyle :)

10 Aralık 2013 Salı

Mutlu Yuva Trabzon Yollarında


Merhabalar!

Fotoğraf güzel değil mi? Trabzon kampüsünde çektim, alladım pulladım tabii.
Deniz, Gök ve Yeşil. İşte Trabzon.
Nazan Bekiroğlu'nun her kitabının ön sayfasında özgeçmişte ne yazdığını bilenler bilir:

"3 Mayıs 1957, Trabzon.
Dört yıllık üniversite hayatı hariç hep bu kentte yaşadı. Bulut. Deniz. Yağmur."

Geçtiğimiz hafta ev baktık eşimle, bol bol.
Trabzon'un yokuşlarında ve çamurlu inşaat alanlarında bol bol gezdik, ne güzel değil mi :)
Şu an netleşen bir şey yok, beklemedeyiz.
Bakalım neler olacak?

***

Tabii ben bir heyecanla mutfağımın kapı süsünü yapmıştım, gitmeden önce:



Panoyu hazırlarken baya zorlandım. Birkaç deneme...
En sonunda bir karton parçasını karatahta boyasıyla boyayıp silikonla üzerine yapıştırdım.
Diyeceksiniz, e direk ahşabı boyasaydın karatahtayla? Olmadı işte. Altına önce dekupaj yaptım. Beğenmedim. Kağıdı çıkaramadım. En iyisi böyle dedim. Zor oldu yani :)

Yine de

Hayal etmek ve gerçekleştirmek, o süreç, bunun nasip olması... Ne tatlı ne güzel :)

***

Bu da kardeşimin karatahtamıza gidişimizi resmedişi :)



***
Herkese sevdikleriyle, sevdikleri şehirlerde mutlu, huzurlu, aşk dolu yarınlar diliyorum.
Sevgiyle kalın :)

29 Kasım 2013 Cuma

Mavi Mavi Mavi

Merhabalar!

Evdeki mavileri topladım, çalışma odasına yaptıklarım ve aldıklarım ♥

Ağaçlı kutu, rulokat kutusuydu, boyadım, peçete dekupaj yaptım.








Bir de;
Birileri bana fotoğraf makinesini nasıl kullanacağım hakkında bilgi verse ne güzel olur? Bir kitap, bir video...
Normal digital fotoğraf makinesini en üstün performansla kullanmak istiyorum :)

***

Huzurlu bir haftasonu diliyorum.

28 Kasım 2013 Perşembe

Puantiyeli Mutlu Mutfak Çalışmaları Devam Ediyor

Günaydınlar efendim ♥

Eski konuları okuyanlar biliyor ki, gelecekte ömür yeterse; bol kırmızı beyaz puantiyeli, ahşabın ve kırmızının ağırlıklı olduğu bir mutfak hayal ediyorum. Tabi yaşlanmadan alabileceğimiz evlerin %90' ının hazır mutfağa sahip olduğunu biliyorum. Şatafatlı renklere, siyaha, ceviz kaplamaya bürünmüş dolaplar... Sahibinden. com' da baktığım evlerin nerdeyse hepsi böyle. Bir de siyah modası çıkmış galiba: Tuvaletler, banyolar, fayanslar siyah da siyah. Ne buluyor yapanlar bu renkte anlamıyorum. Neyse, hayıflanmanın vakti değil.

Tabi ki ben şöyle dolabı yapılmamış bir ev bulup, dolabı istediğim gibi yaptırmak istiyorum.
Yine tam olarak ne istediğimi bilmiyorum fakat! Bazen sadece beyaz diyorum, bazen "Acaba şöyle koyu veya uçuk bir yeşil de olsa mı?" diye geçiriyorum aklımdan.

Mesela şu ton:



Veya şöyle bir yeşil:


Yeşili de kesinlikle istiyorum aslında mutfakta yani... Kırmızı, beyaz, ahşap tonlarından sonra favorim yeşildir. Amma velakin ben ki kombin özürlüsüyüm, dolapsız bir ev bulsam bile nasıl yaparım bilemiyorum :)

***

Neyse konumuz bu değil.
Dün İkea' dan aldığımız hem ucuz hem de masif mi masif, ağır mı ağır sevgili taburemi gözüme iliştirdim.


Vee kendisine "Sen benim Mutlu Mutfak' ımın en nadide parçasısın, kısa boyumu en güzel telafi edensin, seni güzelleştirmek bana şart oldu" dedim.

Vee eğitimsiz bir makyözün elinde çirkinleşmekten korkan bir kadın gibi, bana tedirgin bir şekilde yaklaştığını hissettim. Ona güven vermeye çalıştım tabi ki ben de.

Alladım pulladım.





Şimdi gelecekteki mutfağıma daha da yakışacağına eminim!

***

Efendim?

Aynada kendini beğenip beğenmediğini sormayı unuttum :)

***

Mutlu Günler Efendim.

Linked up with:
http://sweethaute.blogspot.com/2013/12/thursday-sweet-haute-share-link-party.html

27 Kasım 2013 Çarşamba

Romantik Güller- Kendim Yaptım Projesi :)




Beni bilen bilir: Hayatımda en çok sevdiğim üç adamdan biridir Zarifoğlu.

♥♥♥

Eşimin gidişinin üçüncü günü.
Dün yine vakit doldurmak amaçlı bir şeyler yapmak için kıvrandım.
Ablama sanırım kendisi lisedeyken, arkadaşı tarafından hediye edilen kitap şekilli bir nesne vardı.
Ucuzlukçudan alındığı belli olan (O zamanlar para mı vardı değil mi :)) kırmızı kapaklı, içini açınca bir şiirin ve yapay güllerin çıktığı bir hediye... Ablam yıllar sonra bunu atacakken, tabi ki yine atmasına izin vermeyip, aldım.



Dün öyle dururken, buna bir el atayım dedim.
Şimdi yeni halini sunuyorum sizlere.


Dışındaki kırmızı kabı, çiçekli folyomla değiştirdim. Kapak içlerine gül kurusu pembe resim kartonu yapıştırdım. Sol tarafa gördüğünüz üzere Zarifoğlu' nun şiirinden bir kesit. Belki anlamsız geliyor sadece bunu yazınca; fakat bana anlamlı geldi. Bu kutuda küçük basit şeylerin biraraya gelmesiyle ne güzelliklerin ortaya çıktığını anlatmak istiyor aslında Öznur :)

Sağ tarafa dantel bardak altı yapıştırıp üzerine kurumuş güllerimi silikonladım.
Ahşap renginde olan çıtaları beyaza boyadım.
Müzik, şiir, güller, dantel... Bence mükemmel bir konsept oldu!
Bayıldım... Bakmaya doyamadım kendilerine :)
Sabah daha gün doğmamışken, mumla çekimini yaptım :)



Bunlar da gün ışığındaki normal halleri. Hava kapalı olduğundan güneşin sihrini kullanamadım sevgili okuyucularım :)



Sizler de beğendiniz mi?

♥♥♥

Mutlu bir gün diliyorum herkese....

13 Kasım 2013 Çarşamba

Enn Taze Çifte Anahtarlık Hediyesi- 2

Merhabalar;
Sevgili bloğum bu cümle sana: Heeep Aklımdasın :)

Sonunda  Enn taze çifte anahtarlık hediyesi- 1 başlığında bahsettiğim anahtarlığı tamamladım.
Perde yapma noktasında uzun süre takıldım kaldım.
Çok güzel olmadı; ama zaten ben bir amatör hobiciyim :)

Minik saksılarımız çok güzel değil mi sevgili okuyucular?


Bu da anahtarlığın bitmiş hali.

Eşimle fon perdelerinin simetrisi hakkındaki konuşmalarımız hep aklımda kalacak.
Kendileri kafamı karıştırdı, perdeler simetrik durmuyor diye... Dedim, "Bu kadar mükemmelliyetçi olma, evdeki perdeler de çok simetrik durmuyor ki." Ama arkasından onarmaya çalışınca, az kalsın mahvediyordum anahtarlığı. O da bende yarattığı ikilem karşısında gülme krizlerine girdi, beni de soktu sağolsun :)
Hobilerimle uğraşırken benimle fikir alışverişi yaptığı için kendisine çok çok teşekkürler :)


Not da düştük güzel çifte... Tabi yazıyı eşim yazdı. Yazımın berbat olduğunu söylemiş miydim?


Sağlıcakla, mutlu mutlu kalın.
Hoşçakalın :)

25 Ekim 2013 Cuma

Enn Taze Çifte Anahtarlık Hediyesi- 1

Günaydınlar!
Şükür ki haftasonu gelmek üzere, evde yalnız olsam da.
Yarın eşimin ennnn sevgili kuzeni evleniyor. Ben çeşitli sebeplerden gidemedim, eşimi yolcu ettim.
Eee evlenen enn sevgili kuzen olunca, bir hediye yapmak da insanın içinden geliyor.
Anahtarlık aldık birlikte ve ben başladım boyamaya.
Anahtarlık pencere şeklinde olunca saksıyı nasıl yapacağımı bilemedim. Sağolsun gazete parçaları. Çıkardım şablonu, yaptım saksıyı. İçine de yazıcımızın sakladığım köpüklerinden sıcak silikonla toprak yaptım :)




Sonra boyadım. "O masal günü gelinceye kadar, boyuyorum" diye mırıldanarak. Yine.


Ve sevimli penceremin aşk dolu çiçekleri ♥
Çiçekleri çeşitli boncuk, dantel, çiçek, düğme, vs satan bir yerden aldık. Eşimle koşturduk resmen.
Ama henüz bitmedi. Yine de paylaşmadan duramadım. Daha fon perde ve tül perde yapacağım :)

Bu çalışmayla hafiften, köşesinden bir minyatür denemem de oldu sanki?


Mutlu Kalın, Aşkla Kalın :)
Herkese Hayırlı Cumalar!


7 Ekim 2013 Pazartesi

Artık Bir Kara Tahtamız Var; Ama?

Günaydın sevgili blogseverler :)

Haftasonu hasta halimle kara tahtamızı yapayım dedim. Bebek alışverişi yapar gibi öncesinde tebeşirlerimizi ve silgimizi almıştık.
Ben koyuldum yapmaya. Siyah boyaya, derz dolgusunu karıştırdım. Boyadım.
Yalnız müstakbel kara tahtamızla ilgili bir sürü hayali olan sevgili eşim tahtanın yazımını beğenmedi. O okullardaki gibi bekliyormuş.
Üzerine bir de vernik atayım, belki düzelir dedim.
Bu sefer daha iyi buldu sevgili eşim.
Gelin görün ki kara tahtamız silgiyle silinmiyordu; ıslak mendille siliyorduk. Akrilik boyalı ve akrilik vernikli bir yüzey, ne kadar dayanabilirdi ki ıslak mendile? Hem ıslak mendil de yetişmezdi bize; zira çok aktif kullanacaktık.
Şimdi hazır boyalar araştırmaya başladım; güya kendim yapacaktım. Ne de hayallerim vardı; ip asacaktım, cici mandallar ve not kağıtları...
Neyse bir başka bahara kaldı.
Artık bunu da pano gibi mi kullanırım, bilmiyorum.





Mutlu Haftalar :)

4 Ekim 2013 Cuma

Gülümseyen Kurabiye ve Aslında Hayat

Bakmak ve görmek farklı derler.

Kurabiye ve kek yaparken bol bol kürdanla kontrol eden ben, tepsi çıktığında şu görüntüyü fark ederse ne hissetmiş olabilir?


Mutluluk... Hayat sanki göz kırpmıştı bana. Belki de en düşünceli anımda.

Hayat kaç kere göz kırptı bizlere ve biz bunu kaç kere gördük dersiniz?
Umarım fazla bir şey kaçırmamışızdır.
Hayat bazen göz kırpar. Ona karşılık verelim. Mutlu olarak.

18 Eylül 2013 Çarşamba

Beğenilmeyen Anahtarlıktan Geri Dönüşüm- 1- Mutfak Panosu

Günaydın;
Bugün sizlerle Markafoni'den sipariş ettiğim ama geldiğinde hiç beğenmediğim anahtarlığı ne hallere getirdiğimi paylaşmak istiyorum.

Dışardan eve geldiğimizde konsolun üzerine bıraktığımız anahtarlar, bende anahtarlık ihtiyacını oluşturdu. Derken Markafoni'de gördüğüm şu anahtarlığı sipariş ettim:

Anahtarlık geldiğinde sonuç hayal kırıklığıydı. İçinde çiviler paslanmış, ahşabını beğenmemiştim. O zamanlar ahşap boyama sevdam yeni başlamış; fakat boyanabilir ham ahşap bulamıyordum. Eşimi iade konusunda ikna ettim, iade etmedik. Boyayacaktım, askılı çivileri değiştirecektim, vs. Tabi ki önce ön kapakla arka kısmı söktüm, menteşeler de paslıydı zira...  Uygun menteşe bulamayınca anahtarlık benim için artık bir deneme tahtasıydı. Mumla eskitme yöntemini ve birkaç tekniği üzerinde uyguladım. Elde etmek istediğim renkleri palet niyetine üzerinde denedim :) Zımpara makinesi alınca da tüm denemeleri yok etmek ve daha doğrusu makineyi denemek için kullandım. Temizlemişken de işe yarar bir şeyler yapayım dedim. 

5 Eylül 2013 Perşembe

Kırmızı Puantiyeli Mutfak Hayali Gerçek Mi Oluyor? Öncesi-Sonrası

Merhabalar;
Sandalye Boyama başlığını okuyanlar bilir. "Bir daha sandalye boyamak mı? Asla" demiştim. Eşim "Tek olmaz, bir tane de bana yapıver" deyince, kabul ettim. Başladım boyamaya. Sentetik boyaya bulanmış fırçayı temizlemekten nefret ettiğimi söylemiş miydim? Bunu göze aldım, ne fedakârım :)

Bu sabah bitmiş halini ve kendi sandalyesinde yazan yazıyı gören eşim ne dese beğenirsiniz:
- Senin sandalyene de "Evimizin Temeli" yazalım.
- E benim zaten sandalyem var ki?
- Diğerlerini boyamayacak mısın? Bence boya ve birine de bunu yaz.
- Yok, ben Öznur ve Serhat'lı sandalyede yaşarım, yenisini gözüm kesmiyor. 

Böyle böyle bana takımı boyatacak galiba, taktik midir nedir :)
Buyrun efendim:




İnşallah şöyle beyaz ve güzel bir evim olur da, mutfağımda kendini daha da güzel gösterir boyamalarım :)
Bu arada puantiyeye ara veriyorum, yoksa mutfağım puantiyeye boğulacak.
Masanın üzerindeki ilk boyama çalışmalarımdan olan, aceminin en acemisi çatlak cam demlik boyamam da saksıya dönüşecek, dönüşmek zorunda.

Huzurla Kalın :)