Zarifoğlan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zarifoğlan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2014 Pazar

Sürpriz Proje - 1

Son birkaç gündür içimde bir sıkıntı, sürekli hafakanlar basıyor (Evet, vaktiyle araştırmıştım ve doğru yazımın "hafakan" olduğuna kanaat getirmiştim). Kendimce kalbimi yoluna koymaya çalışıyorum, "All is well" diyorum ona, düşüncenin gücüne inanıyorum ( İnanır mısınız, bugün yanan parmağımın acısını, acımadığına dair kendimi telkin ederek yok ettim :)).

Bugün elektrik kesintisi vesilesiyle kendimle başbaşa kalınca, düşündüm de; biz insanlar zâhirimize (dış görünüm) epey önem veriyoruz, "İlk izlenim önemlidir" gibi laflar ediyoruz, kadınlar makyaja ve saça zaman harcıyor, kıyafet almak için özel zaman ayrılıp alışverişe gidiliyor, ergenler karizmatik görünüm için sigara içiyor, evlerimiz için de aynı ritüeller, vs... Ya içimiz? İçimizi yok saydığımızı farkettim, ilk farkedişim değildi tabii bu.

9 Mart 2014 Pazar

Kırmızı Köşe ve Hüzün


Herkese huzurlu Pazarlar...

***



Eşim bugün nöbetçi. Haftasonu tuttuğu nöbetlerde çoğu kez hüzünlü oluyorum. İlginç şekilde de günün başında kendime bir sürü telkinde bulunuyorum:
"Bugün depresif olmayacağım, evin işlerini yapacağım, hobilerimle uğraşacağım ve kendimi iyi hissedeceğim."
Yapmam gerekenleri yapmayınca, hüznün üzerine bir de stres biniyor...
Gelin görün ki ben yine hüzün moduna girdim.

27 Kasım 2013 Çarşamba

Romantik Güller- Kendim Yaptım Projesi :)




Beni bilen bilir: Hayatımda en çok sevdiğim üç adamdan biridir Zarifoğlu.

♥♥♥

Eşimin gidişinin üçüncü günü.
Dün yine vakit doldurmak amaçlı bir şeyler yapmak için kıvrandım.
Ablama sanırım kendisi lisedeyken, arkadaşı tarafından hediye edilen kitap şekilli bir nesne vardı.
Ucuzlukçudan alındığı belli olan (O zamanlar para mı vardı değil mi :)) kırmızı kapaklı, içini açınca bir şiirin ve yapay güllerin çıktığı bir hediye... Ablam yıllar sonra bunu atacakken, tabi ki yine atmasına izin vermeyip, aldım.



Dün öyle dururken, buna bir el atayım dedim.
Şimdi yeni halini sunuyorum sizlere.


Dışındaki kırmızı kabı, çiçekli folyomla değiştirdim. Kapak içlerine gül kurusu pembe resim kartonu yapıştırdım. Sol tarafa gördüğünüz üzere Zarifoğlu' nun şiirinden bir kesit. Belki anlamsız geliyor sadece bunu yazınca; fakat bana anlamlı geldi. Bu kutuda küçük basit şeylerin biraraya gelmesiyle ne güzelliklerin ortaya çıktığını anlatmak istiyor aslında Öznur :)

Sağ tarafa dantel bardak altı yapıştırıp üzerine kurumuş güllerimi silikonladım.
Ahşap renginde olan çıtaları beyaza boyadım.
Müzik, şiir, güller, dantel... Bence mükemmel bir konsept oldu!
Bayıldım... Bakmaya doyamadım kendilerine :)
Sabah daha gün doğmamışken, mumla çekimini yaptım :)



Bunlar da gün ışığındaki normal halleri. Hava kapalı olduğundan güneşin sihrini kullanamadım sevgili okuyucularım :)



Sizler de beğendiniz mi?

♥♥♥

Mutlu bir gün diliyorum herkese....

21 Kasım 2013 Perşembe

Giden ve Gönderen


Hüzün bulutları kaplıyor kalbimi şu sıralar.
TUS süreci hala işliyor.
Yine gönderen ben, yine giden o... Bu çoğu kez böyle oldu.
Toplanan eşyalar, evden eksilen ayakkabılar, ses, o tatlı gülücük...
Onu göndermek her zaman ağır geldi kalbime. Belki de en ağırıydı onu göndermek.
Hiçbir ayrılığım bu kadar alışmaya dirençli olmadı şimdiye kadar.
Hiçbir ayrılığın acısı bu kadar uzun süre taze kalmadı içimde.
Evliliğim boyunca yaşadığım onun olmadığı 2 haftada, ondan ayrı kaldığım 4 günde
bu durumu farkettim, geçmiyordu hüzün, dinmiyordu gözyaşı, alışmıyordu kalp...

Bu sefer belirsiz bir süre için ayrı kalacağız. Bu daha da ağırlaştırıyor...
Eş durumu mağdurlarından olmamayı diliyorum ve dua ediyorum...

***

Hal böyle olunca hobiler de tasarımlar da heyecanlar da mutfakta geçirilen vakitler de
Hatta ve hatta hayatla geçirdiğim vakitler de
gittikçe azalıyor.
En tatlı hobi destekleyicim; kendimce yaptığım tasarımlarda en ciddi eleştirmenim, yardımcım;
sevmediğim mutfağı sevmek için en önemli vesile kaynağım

yokken

Blogda paylaşımlar azalıyor.
Sevinçler azalıyor.
Hayat hissettirmiyor.

***

Mutluluğu, huzuru yarınlara bıraktım.
Herkese mutlu, huzurlu, aşk dolu yarınlar...

3 Eylül 2013 Salı

Bir Kalbiniz Vardır Onu Tanıyınız

Cahit Zarifoğlu' nun ilk okuduğum kitabı Yaşamak. Yazarın kendisini de bu kitabını da  pek severim.
Üniversitedeyken, okuduğum kitaplardaki beğendiğim satırları defterime yazardım. İşte onlardan birini;
bahsettiğim kitapta dikkatimi çeken ve okuduğumdan beri dilime pelesenk olan şiiri sizlerle paylaşmak istiyorum.


       “Bir kalbiniz vardır onu tanıyınız.
Bir şehir kadar kalabalıktır bazıları
Bir dehliz kadar karanlıktır bazıları
Konuşurlar
İsterler
Susarlar
Dinlememişseniz nice yıl kalbinizi
Ev meslek iş para geçim diyerek
Düşünün şimdi bir de
Şehirlerde kasaba ve köylerde

Başını eğmiş kalbiyle söyleşen bir kişi olduğunuzu” (s.58)


Şimdilik ütopik bir şiir olsa da; gün gelir kalbimizi konuşturmayı hatırlayarak ve onu dinleyerek, huzura ereriz.