26 Nisan 2015 Pazar

Güle Güle 2. Trimester!

Merhabalar,

Evet 2. 3 aylık dönemi de arkamda bıraktım. Güle güle gitsin, kendisine çok teşekkür ediyorum, beni hiç zorlamadı.

Gün itibariyle 27+2 günlük hamileyim. Bebek iyice büyüdü, karnımı çalkalamaya, gün içinde hareket halindeyken bile kendini hissettirmeye başladı.

*
Son 3 aylık dönem nasıl geçti anlamadım. Çok hızlıydı, çok normaldi, hamile gibi değildim. Arasıra araştırmalar yaptım, yine bolca kitap okuyup kafamı karıştırdım.
Artık göbek çıktı, kendimi hamile gibi hissetmek zorundayım, hala bazen unutsam da :) Ve 3 ay kalmış olması inanılmaz. Sadece 3 ay sonra nasip olursa; bu evde bir bebeğin yaşamaya başlayacağına, uykusuz geceler geçireceğime, oramın buramın ağrıyacak olmasına, hayat gündemimin tamamen değişecek olmasına, bir gülümsemeyle nirvanaya ulaşacağıma, kaygının belki de en üst noktalarına ulaşacağıma, bir çay içmek için vakit kollayacağıma (Yaşayanlar öyle diyor) i-na-na-mı-yo-rum. En merak ettiğim şey de bebek yokken bile genelde dağınık olan evimizin bebekten sonra ne hale geleceği :))
*
Bu süreçte bebeğimle sık iletişime geçemedim, iş hayatı, yorgunluk buna engel oldu. Hamilelikte bahsedilen duygusal hassasiyeti de yaşamadım şimdiye kadar; ama bu sıralar yoklamaya başladı sanki. Özellikle geceleri ve yalnız kaldığımda duygusallaşıyorum 1 haftadır. Bunda doğumun yaklaşmasının etkisi büyük gibime geliyor. Şimdiye kadar sevgiyle bahsettiğim doğum , artık soru işareti olan bir konuma geçti. Özellikle hamileliğine yakından tanık olduğum bir arkadaşımın doğum deneyimi sonrasında. O kadar sürpriz, öngörülemez bir süreç ki... Kontrol isteğini tamamen yok edip, kendimizi akışa bırakırsak en güzeli olacak. Ama uygulamak ne kadar kolay, şimdilik kestiremiyorum. Konuştuğum kadar kolay olmadığı kesin.
*
Son doktor kontrolünde bir sürü takviye aldım. Nerdeyse önemli olan tüm değerlerim düşmüş: Magnezyum, kalsiyum, demir. İtiraf ediyorum: Güzel beslenmiyorum. Yoğurt sevmiyorum, sütün kalsiyumda pek etkili olmadığını biliyorum. Hayat tarzı olarak ya açlığa alışkınım ya da acıkmıyorum. Arada sırada patlayan iştah açılmaları hariç de "Hadi meyve yiyeyim, şimdi ceviz yiyeyim" vs yapamıyorum. Zaten meyveyi de sevmem. Kontrolden sonra dikkat etmeye çalışıyorum, bakalım sonuçlar nasıl gelecek?
*
Bebeğe pek bir hazırlık yapamadım. O kadar çok fikir çatışması var ki. Şimdilik aldığım ıslak mendil, pamuk mendil, 2 tulum, 2 hastane çıkışı, 1 uyku tulumu, 1 müslin battaniye, emzik, başka da bir şey yok sanırım. Henüz yürüyüş tempom pek yavaşlamamışken özellikle büyükbaşları alalım diyorum ama şimdilik elde var sıfır.

Karyola baktık birkaç yere, bilindik mağazalara. Sallanır beşik güvenli değil diye okumuşken, birden herkes sallanır beşik al der gibime geldi :) Şöyle dişime göre korkulukları yüksek, geniş, kademeli, korkulukları çıkarılabilir, sağlıklı malzemeden yapılmış bir beşik/karyola bulamadım. Çoğu satıcı büyüyen beşikleri övüyor, e ben de işkilleniyorum haliyle :) Ama yok, hantal bir şeyden kesinlikle vazgeçtim (Bu son vazgeçiştir inşallah). Park yatak severler var bir de. Kafamı karıştırmıyorlar değil. Aslında argümanları çok mantıklı. Ama gelin görün ki malzemesini beğenmiyorum. Yaşadığım şehirde imkanlar kısıtlı olmasaydı, korkuluk yerine filesi olan karyolalardan almak isterdim. Zira korkuluklara takılan tampon deniyor sanırım, o parçalar da bebek güvenliğini zedeleyici faktörlerdenmiş. E bir de onları kapatınca bebeği nasıl göreceğim? sorusu da kafamda.
Neyse, umarım kafamın ne kadar karışık olduğunu anlatabilmişimdir :)

Oto koltuğu da bir an evvel almak istediklerimden. Arabada isofix bağlantısı yok. Ona göre bir şeyler alacağız artık. Şimdilik maxi cosi cabriofix ve cybex aton arasında kaldım. Arabada deneme fırsatımız olursa karar vereceğim.

Bebek arabası almamaya karar verdim. Bebek doğduktan sonra duruma göre alacağım. Aklımda bir model var. Onun öncesinde kanguruyla idare etmeye çalışacağım. İlk zamanlar çok gezeceğimizi sanmıyorum zira. Bir de Trabzon' da bebek arabası çok da işlevsel değil. Katlı katlı üst geçitlerde asansör yok. Arabayı sırtlanacağımıza, sadece bebeği sırtlanırız dedim. E yollar deseniz düzlük yok nerdeyse, ya yukarı ya aşağı. Arabayı alıp da nerde yürüyeceğiz, diye soruyorum kendime. Sonrasında alacağım araba da zaten puset. Rahatına düşkün biri olarak, kocaman travel sistem bir araba alacağımı -şimdilik- düşünemiyorum.

Onun dışında kafamdaki sorular:
-Bebeği nasıl yıkasam? Filede üşümez mi? Akan suda yıkasam, suyun sabit ısısını sağlamak nasıl mümkün olur?
-Emzirme sutyeni mi normal balensiz sutyen mi? Kimisi hiç işe yaramadığını söylüyor.
-Pompa alsam mı?
-Doğum sonrası gecelik mi pratik olur pijama mı?
-Yıkanabilir bez mi kullansam, becerebilir miyim, acaba hangi markaları denesem?
-Biberon almamakla doğru mu yapıyorum?
-Bebeğin adı ne olsa?
-Hamilelikten hatıra ne tür fotoğraflar çekinsem?
-Kilolarım baki kalmayacak değil mi?

En önemli soru: Doğumum nasıl olacak galiba? Ramazan Bayramı' nda doğurursam, bayramda çalışmak zorunda olan doktor ve ebelerin gazabına uğrar mıyım?

Gördüğünüz üzere gayet gelecek odaklı, bol kaygılı soru ve sorunlar ki bunlar şu an aklıma gelenler.
*

Hamile kalmayı düşünenler! Lütfen vazgeçmeyin :)
Rivayete göre bu sancılı süreçler bebeğin bir gülümsemesiyle yok oluyormuş.
Sevgiler



3 yorum:

  1. Canım benim bloğunda yazdığın şeylerin gündemi nasıl da değişti bir anda :) Ben de bir teyze olmanın heyecanı ile okudum tüm yazdıklarını :) Umarım her detayını gönünce halledebilir, sorunsuz bir hamilelik ve doğum geçirirsin...

    YanıtlaSil
  2. ayy tatlı çok heyecanla okudum ben bir anne değilim ama az çok anlayabildim seni. çok relax olmalısın belirli bir aaydan sonra bebek dışarıya karşı duyarlı oluyor bence ne yaşarsan onu yaşatırsın bebeşe :) umarım bundan sonra harika günler bekler ve bebeğini sağlıklı sıhhhatl bir şekilde kucağına alırsın:)) bu arada çok kouştum neyse ben kaçtım... bloğunu takibe aldım tatlm bende beklerim sevgilerimle:))

    http://beautybeybi.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  3. Bu yazını görmemişim, yeni okuyorum. Sorduğun sorulara kısaca cevap vermek istedim :) Bebeği ilk zamanlarda küvette yıkadık, alt kısma üzerinden çıkan kıyafetleri koyuyor, başını biraz yükseltiyorduk. Sonra kovadan aldığımız suyla yavaş yavaş, masaj yaparak yıkıyorduk. Üç dört aylık olunca kucağımızda duşta yıkamaya başladık. Birimiz kucağına alıyordu,diğerimiz yıkıyordu. Oturmaya başlayınca yere bağdaş kurup kucağımızda yıkamaya başladık. Şimdi ayakta durabiliyor, yürüyor, yine kucağımızda ya da duşta ayakta yıkıyoruz.

    Emzirme sutyeni hiç almadım, zaten lohusalıkta hiç kullanmadım da. Ondan sonrasında normal sutyenlerle devam ettim.

    Pompa, sonrasında işe döneceksen ve süt sağacaksan al tabii ki, ama ilk başlarda zaten hep birlikte olacağın için ve ne olur ne olmaz diye manuel bir pompa alabilirsin.

    Ben pijama kullandım ve memnun kaldım, gecelik nasıldır bilemiyorum.

    Bez konusunu yazmıştım.

    Biberon aldım ama onu da yazmıştım, sadece bir kere kullandım ve o da gereksizdi.

    Bebek adı zor bir konu, onu bilemeyeceğim :)

    Ben birkaç farklı kıyafetle evin değişik yerlerinde eşime poz vermiştim, çok eğlenceliydi :)

    Son olarak kiloların elbette gidecek :)

    YanıtlaSil

iyi ya da kötü yorum yazmaya karar verdiğiniz için teşekkürler :)