23 Mayıs 2014 Cuma

Uzungöl Gezisi


Benim yaptığım bile bile ladesti. Trabzon'daki havaların kafa karışıklığına aldanıp, hava güzel olur deyip yola çıktık. Üzerim ince. Öyle hava durumuna bakmak gibi adetim de yok.

Uzungöl'e giderken yollar yine yeşil yeşildi...
Arabadan çekimler...


Akan suyu görünce ayrı bir mutlu oluyorum.


Trabzon'un eski evleri...



Uzungöl'e geldik. Yağmur... Hem de şiddetli...
Pastel renkli bisikletçi gençler... 



Arabadan indim, soğuğa dayanmaya çalıştım. Yok... Olmadı. Önce şal, ondan sonra kapişonlu bir bluz alarak soğuğa dayanır hale geldim.
Sonra başladık gezmeye.

Yağmurun ayak izlerini görüyorsunuz değil mi?




Sis... Onların tabiriyle duman... Karadeniz' in vazgeçilmezi sanrıım.





Eski bir ev... Tek tüktü.


Bu minarede eşimin çok ilgisini çekti, ahşaptan olması sebebiyle.

***
Uzungöl' den bu kadar.
Görmek isteyen herkesin görmesini diliyorum.
Hoşçakalın.


14 Mayıs 2014 Çarşamba

Sessiz Kelimeler



Zarifoğlu Afganistan için yazmış bu satırları...
Şimdi Soma için okuyorum gözlerim dolarak.
Vakit hüzün vakti, vakit dolan gözleri mendilci çocuğun verdiği mendille silme vakti...
Kelimelerimin sesi çıkmıyor.
Üzgünüz...

11 Mayıs 2014 Pazar

İlk Çarpıişi

Bugün Anneler Günü.
Annesi hayatta olmayan, "Anne" kelimesini hayatında hiç kullanamamış, belki annesine içten içe öfke duyan tüm evlatları düşünerek madden yaşayan ve manen kalplerde yaşayan tüm annelerin bu güzel gününü kutlamakla yetiniyorum.

6 Mayıs 2014 Salı

Hediyelerim Geldi :)

İşyerindeyim. Sabah makinemi de yanıma almıştım, hediyeler gelirse öğle arası çeker koyarım hemen diyerek.
Gelin görün ki pili bitti bu sefer de.
Bu sebepten bir kısmını telefonla çektim.

4 Mayıs 2014 Pazar

Hediyeleşme Etkinliğinde Sona Geldik


Evet, paylaşmadan edemedim.
Öznur'un Dünyası' nın düzenlediği Hediyeleşme Etkinliği'ne hazırladığım paketi bitirdim.
Eşleştiğim blogger arkadaşım umarım çok çok mutlu olur görünce ♥
Detaysız paylaşıyorum ki, görürse sürpriz bozulmasın.
O da hediyemi göndermiş, merakla bekliyorum :)

Hediyeleşmek güzeldir :)




Sürpriz Proje - 1

Son birkaç gündür içimde bir sıkıntı, sürekli hafakanlar basıyor (Evet, vaktiyle araştırmıştım ve doğru yazımın "hafakan" olduğuna kanaat getirmiştim). Kendimce kalbimi yoluna koymaya çalışıyorum, "All is well" diyorum ona, düşüncenin gücüne inanıyorum ( İnanır mısınız, bugün yanan parmağımın acısını, acımadığına dair kendimi telkin ederek yok ettim :)).

Bugün elektrik kesintisi vesilesiyle kendimle başbaşa kalınca, düşündüm de; biz insanlar zâhirimize (dış görünüm) epey önem veriyoruz, "İlk izlenim önemlidir" gibi laflar ediyoruz, kadınlar makyaja ve saça zaman harcıyor, kıyafet almak için özel zaman ayrılıp alışverişe gidiliyor, ergenler karizmatik görünüm için sigara içiyor, evlerimiz için de aynı ritüeller, vs... Ya içimiz? İçimizi yok saydığımızı farkettim, ilk farkedişim değildi tabii bu.