22 Nisan 2014 Salı

Maçka- Sümela Manastırı' ndan

Herkese güzeel bir gün dileyerek başlıyorum.

Geçen haftasonu eşimin tek boş olan haftasonuydu. Asistanlıktaki ilk senede genelde ayda sadece bir haftasonunu size bırakırlar, diğer haftasonlarında bir gün nöbet tutarsınız. Tabi boş bıraktıkları haftasonunun ya bir öncesine (Cuma) ya da bir sonrasına (Pazartesi) nöbeti de -tabir-i caizse- çakarlar, o ayrı...
Fırsattan istifade Sümela'ya gidelim dedik. Bu şehre geldiğimizden beri görmeyi en çok istediğim yerlerden biriydi. Pazar günü erken kalkıp düştük yollara. İstikamet Maçka.

19 Nisan 2014 Cumartesi

Kavanoza Ruh Katmak

Merhaba pek sevgili okuyucu;

*

Gündemimde neler mi var?

Nerdeyse yaz geldi. Havalara pek güvenmesem de. E haliyle boya mevsimi açıldı. Yine sentetik boyanın berbat ettiği fırçaları söylene söylene temizlemeye çalışacağım, ellerim batacak ve sonrasında en iyisi yenisini alayım diyeceğim. Bugün itibariyle başladı bu döngü. Ev tiner kokuyor mesela... Şu sehpalar da bitsin, kendime başka sentetik boyalık iş çıkarmayı düşünmüyorum.
Bir de ilk defa bloglar arası hediyeleşme etkinliğine katıldım. Bakalım kim düşecek bahtıma :) Bu vesileyle de yeni yeni bloglar bulup takibime aldım. Katılmak isteyenler Öznur'un Dünyası bloğuna uğrayabilir. Sanırım etkinlik henüz bitmedi.

13 Nisan 2014 Pazar

Bugün Günlerden TUS.

Günaydın ve huzurlu Pazarlar sayın okuyucu;



Bugün 13 Nisan. ÖSYM' nin 2014 Sınav Takvimi sayfasına girdiğinde, şu an memleketimdeki yaklaşık 10000 doktorun TUS' la cebelleştiğini göreceksin. 13 Nisan 2014, 2010' dan bu yana girmediğimiz ilk TUS olabilir mi acaba?

Hatırlıyorum, eşimin ilk eşlik ettiğim TUS' u Gazi Üniversitesi' ndeydi. Bahçede beklemiştim onu. Bol bol doktor annesi ve eşlerinin, yakınlarının konuşmalarına tanık olmuştum. Kimisi hamile hamile girmişti sınava, kimi erken çıkmıştı, kimi anne içerdeki çocuğuna dualar ediyordu, kimi artık Acil Servis' ten kurtulmasını istiyordu eşinin. Sonra erken çıkanlar... Sınav hakkındaki yorumlar. Ben eşimi o sıralar sima olarak pek tanıyamıyorum, uzak şehirlerde yaşıyoruz, yeni tanışmışız zaten; gözlüklü uzun boylu herkesi eşim zannetme modunda her çıkana dikkatle bakıyorum. Sonra çıkıyor. Öğleden sonra tekrar bir sınav.

6 Nisan 2014 Pazar

Kalpli Puantiyeli Magnet Banner

Ne uzun ve karmaşık bir başlık oldu böyle!
Umarım doğru bir tanımlamadır. Hayal kırıklığına uğramanızı istemem.
***
Vakti zamanında puantiyeli bir oluklu karton almıştım. Eşim yine sormuştu "Bununla ne yapmayı planlıyorsun?" diye. Ben de "Puantiyeli mutfağa bir şeyler yaparım herhalde" demiş olmalıyım büyük ihtimalle.
İşte tam vakti.


Puantiyeli Kalpli Mutlu Mutfak

Pazartesi geliyor. Bazen bilgisayarın saati duruyor, bakıyorsun sürekli aynı dakikayı gösteriyor.
Tıpkı öyle olmasını istiyorum bazı zamanların. Ama gerçek olsun istiyorum.
İşte buna imkansızı istemek deniyor :)

Yoğun ve stresli bir haftayı geride bıraktım. Yorgunluk eşiğim hayli düşük, dayanıksızım maalesef.
Bu süreçte dikime verdiğim mutfak minder setimi aldım. Runnerini yıkadım, ütülemeden de hemen serdim, sabırsızlıktan.
Mutfakta artık ıvır zıvır kaldı. Onca zaman beklediğim şey: Masa takımı, minder seti ve bir adet küçük rafmış.
Hayaller ne uzak ne yakın değil mi? Bunlar gerçekleşmeden, "Ohoo, bir sürü iş var" derdim, hiç de yokmuş.
Sarkıtı taktırmadık henüz. Bir de benim süslemeler bitmez. Onları bekleyeceğime çekeyim dedim. Biraz hazırlıksız oldu. Fazlalıkları toparlamadan, runneri ütülemeden çekiverdim.