29 Mart 2014 Cumartesi

Yeşille Başım Dertte!

Çocuğuna ilgi göstermediği için suçluluk duyup da 1 aylık ilgisizliğini, 1 günde lunaparkta onunla vakit geçirerek affettirmeye çalışan ebeveynlere döndüm. Burdaki çocuk, blog. Aynı gün 2. yazı onu sevinçten ağlatmış olmalı :)

Trabzon'a taşındığımızdan ve kendimce evi dekore etmeye başladığımdan beri yeni bir hastalık türedi bende: Tonlara takılmak. Beni atıl bırakıyor resmen. Halbuki kaygısız dekorasyonları çok seviyorum, bohem tarzı çok seviyorum mesela. Onlarda böyle bir kaygı yok ki. Ama birden peyda oldu işte. Bu sebepten hala orta sehpam ve yan sehpalarım yok. "Orta sehpa yemek takımının renginde mi olsa, koltuk takımının ayaklarının tonunda mı yoksa sandalyelerin ayaklarının tonunda mı olsa?". Dikkat edin, bu takıntı bende eskiden yokmuş ki hepsi farklı .



Koltuk takımının kırlentlerinin yeşillerine takmış durumdayım bu sıralar... Nerde yeşil bir şey görsem, gözümde kırlentin rengini canlandırıp doğru ton mu diye düşünüyorum. Bunu da birkaç kez tutturdum, hatta kendime şaşırdım. Gelin görün ki salona boyayacağım ahşapların renginde aynı başarıyı tutturamadım. Halbuki kırlenti yanıma almış, Cadence'in sayfasını açmış, doğru tonu tespit edip hobicinin yolunu tutmuştum. Gelin görün ki netteki renkle yakından gördüğüm renk aynı değildi. Neyse dedim, vardır Cadence'in bir bildiği, aldım boyayı. Bile bile lades diyorlar buna :) Eve geldim, tabi ki kırlentle pek alakası yoktu.. Boyasam mı boyamasam mı, değiştirsem mi ne yapsam diye düşünürken; bu takıntıyı yenmeye karar verip boyamaya başladım.

Kırlentin rengi bu. Aslında tüyleri hareket ettikçe renkte de ton değişiklikleri oluyor.



Veee benim aldığım boya. Kabul, arada dağlar kadar fark var :)


Bu vazoyu yapay çiçekler için almıştım. Üzerine mumla eskitme yaptım. Altını 1 kat kahverengiye boyadım. Sonra mumladım, sonra yeşil boya, sanırım 3 kat. İstediğim yerleri zımparaladım. Sonra karbon kağıdıyla elimdeki baş harflerimizin olduğu çıktıdan, vazoya harflerin kopyasını çıkardım. Sonra da permanent kalemle içlerini doldurdum. Bizim sevgili harflerimiz pek bir afili göründü gözüme :)


Çerçevede de aynı işlemler tekrarlandı. Ortasına da sevdiğim bir sözün çıktısını alıp koyuverdim.


Bu da benim ortaokulda iş eğitimi dersinde yaptığım at arabası. Eskiden ne kıl testere kullanırmışım, şimdi o kadar uzak geliyor ki. Bunun henüz zımpara işlemini yapmadım. Belki dantel falan da yapıştırırım gibime geliyor. Belki şöyle kamyon arkası bir yazı :) Sahi at arabalarının arkasında da bir şeyler yazardı sanki. Bir sorayım Google Amca' ya :)

Bunların hiçbirinin verniklemesini de yapmadım henüz.



Böyle böyle ton takıntımı yenmeye çalışıyorum işte :)

*

Blogcum, bugünlük bu kadar!



11 yorum:

  1. bence ,yani bana lazım bilgi olduğu için şu;
    boya seçme,boyaya hazırlık,boyama aşamaları,bi anlatsan ne güzel olur
    :)
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bildiğim kadarını vakit olursa yazarım tabii ki, amma velakin bu işte ustalar var bir sürü. Ben yazsam ayıp olur gibi geldi :)

      Sil
  2. Canım benim bence o kadar kötü bir ton ayrılığı yok evin içinde bu farkedilmez. Ayrıca senin yastıklar sanırım çağla yeşili, resimlerden öyle görünüyor. İçine biraz daha beyaz katsaymışsın boyanın içine belki daha isabetli olurmuş. Şuan boyadığın nesneler resimden ceviz yeşiline dönük bir renk olarak görünüyor. Ayrıca o at arabası da ayrı bir sevimli. Kenarlarına dantel ya da fisto tarzı birşeyle vintage hale getirirsen şahane bir aksesuar olur evin için :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım kırlentler bana göre fıstık yeşili, ama dediğin gibi de olabilir. Boyadığım renk de kına yeşili olarak geçiyor. Cadence'in kivi yeşilini de yakın bulmuştum. Renk karıştırma işine hiç girmek istemiyorum; çünkü homojenliği sağlayamıyorum ve sinir oluyorum öyle olunca da :) At arabasını süsleyeceğim dediğin gibi :)

      Sil
  3. Sevgili Nurser; Selenin Dünyasında aracılığıyla keşfettim blogunu; genel anlamda inceledim; bi bakalım neler yapmış bizim Nurser diye:)
    Ne güzel minik mutlulukları olan insan olabilmek; öyle düşündüm sonra..Bizim gibiler için minik mutluluklar bir yerde dünyamızın daha kolay dönmesini sağlıyor:)
    Sevgiyle öpüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, küçük mutluluklar dünyamızın mola yerleri ve zamanları... Aslında, ne kadar da büyükler?
      Güzel yorumunuz için teşekkür ederim Bir Delinin Pembe Defteri. Günlüğünüze göz attım. Hızlı ve dağınık düşünenler için yazmanın süper bir yol olduğunu düşünürüm hep. Yazıya devam, sevgiler :)

      Sil
  4. Ben de dönem dönem takıyorum renklere .Sonra geciyor ama.sizin minderi n tonu cok güzelmiş.

    YanıtlaSil
  5. Nurser boyamalar çok başarılı olmuş ellerine sağlık kırlent renğiyle ton farkı var ama çok bariz değil,güle güle kullan sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Meltem Hanım, sizden bunları okumak çok güzel ♥ Sizin country sehpa boyamanızı hayata geçirecektim ki kaşmir rengi bulamayınca kaldı. Sevgiler

      Sil
  6. tatlım at arabasına bayıldım en çok :) bence ton farkı olsun kırlentlerinle arasında, tonlar arası geçiş sağlamış olursun ne güzel :) eline sağlık herşey çok güzel olmuş.. senin ahşapları görünce benimde iştahım kabardı şimdi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçiş sağlamış olmayı umuyorum canım. E senin de elinden gelmiyor değil, bebişe kapı süsleri ıvır zıvır kutuları hazırlayabilirsin mesela ♥

      Sil

iyi ya da kötü yorum yazmaya karar verdiğiniz için teşekkürler :)