2 Mart 2014 Pazar

Yaşasın Evimiz- Eve Dair Projeler

Günün doğumu yaklaşıyor.

Bense son bir haftadır geçirdiğim boğaz enfeksiyonunun bu gece beni uyutmaması sebebiyle ayaktayım. Fısfıs, bol bol su içmek şimdilik pek işe yaramadı. Ve gördüm ki yutkunmak büyük nimet. Hissettiğim acı yutkunurken oluşuyor. Bu sebepten yutkunmaktan kaçınıyorum. Öyle de olmuyor işte, sadece acıyı geciktiriyorum. Bir de sanki boğazımın sağ tarafından kulağıma açılan bir delik var ve orası da yutkunurken daha bir acıyor. Neyse. Uykudan etse de dayanılmaz değil. Şükürler olsun. Allah tüm hastalara şifa versin diye dua edeyim bu vesileyle.


***
Bu sıralar eve bir sürü şey yapmak istiyorum.
Kafamda deli projeler. Hangisine yetişeceğimi şaşırdım.

***
Cam kavanozları hiçbir zaman atmam. Bulaşık tozuyla kaynattığım tencerede etiketlerini çıkartıyorum ve beklemeye alıyorum.
İşte o kavanozlardan biri. Washi tape- kağıt bantla onu bir pamukluk yapacaktım ki vazgeçtim, kulak çöplerini plastik kaplarından kurtardım. Bir zamanlar radyoda bir program dinlemiştim, KBB uzmanı bir doktor konuşuyordu. "Nasıl gözünüze çubuk sokmuyorsunuz, kulağınıza da sokmayın" demişti. Mantıklı gelmişti. Ama işte var bu çöplerden evde. Bu çöpleri ne zaman görsem bu cümle aklıma geliyor.



***

Bloglarda baka baka eve bir jüt kumaş-çuval kumaşı alıp gelmiştim. Verdiği doğal görüntü beni cezbetmişti. Amma velakin eve geldiğinden beri de onunla pek bir şey yapmadım, aradan epey zaman geçti. Ben deneyeyim ilerde kullanmazsam da değiştiririm dedim. Çuval bezini yeşile boyayıp, zeytinyağı şişesini kapladım sıcak silikonla. Bir de metal altlığı olan mumumu da onunla kapladım. Şimdilik kullanımdalar :)






***
En son proje. Ne zamandır aklımdaydı. Taşınma telaşından zaman ayıramamıştım.
Malumunuz kırmızı puantiyeli bir mutfak projem var. Şöyle beyazlar, doğal tonlar ve kırmızı olsun. Aslında buna yeşil de katmak istiyordum ama işte zaman, imkanlar kısıtlı. Ev bizim değilken, bunu yapmak zor. Yine de yeşilden eserler olacak minik minik.
Önümüzdeki bir ay içinde mutfak büyük değişimlere şahit olacak.
Heyecanla bekliyorum gerçekleşmesini :)
Neyse ben rafıma geleyim. Kağıt bantla her ne kadar renk ayrımı yapacağım yerleri kapatsam da kesin taşırmış oluyorum ve kamuflaj yöntemlerine başvuruyorum. Burda da kırmızı ve beyazın bitiştiği yere güpur eklemeyi planlıyorum :) Yakından çirkin duruyor zira.

Bu arada ev kira ama ben artık ertelemeyeceğim diyerek, her yeri deliyorum. Hayrolsun inşallah!


Daha askı aparatlarını takmadım. Bu rafı ne kadar yükseklikte asmam gerektiğiyle ilgili de kafamda soru işaretleri var. Standartları pek bilmediğimden.

***

Evdeki kişisel değişiklikler kişiye kendini iyi hissettiriyor.
En azından bana... Ev nesnel olmaktan çıkıyor, kişiselleşiyor. Ne kadar sizi, hayallerinizi yansıtırsa içinde o kadar mutlu oluyorsunuz. Koşa koşa gidiyorsunuz. Bazen "Allah'ım" diyorum, " Bu evi çok benimsedim, çoğu şeyi istediğim tarzda olmasa bile, umarım taşınmamız erken olmaz."

***
Böyle böyle yaşıyoruz işte.
Herkese huzurlu bir Pazar diliyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

iyi ya da kötü yorum yazmaya karar verdiğiniz için teşekkürler :)