30 Eylül 2013 Pazartesi

Kaşıklığa Kardeş: Peçete Yüzüğü

Peşpeşe başlıklar açmak ne kadar güzel bir şeymiş :)

Kaşıklık başlığında gösterdiğim kaşıklığı çok yalnız görünce, kardeş yapayım dedim :)
Aslında şimdiye kadar peçete yüzüğünü çok gereksiz görürdüm, taa ki hep tabağın yanına koyduğum peçetenin artık sıkıcı olmaya başladığını farkedene kadar.

Burda paylaştığım çoğu konuda acemiyim, öğrenebildiğim ve yapabildiğim kadarını yapıyorum. Hiçbir şeyde ileriye gidemedim maalesef. Ama işimi görüyorum şimdilik :)

Bir Sen Eksiktin! Lokanta Esinlenmesi Kaşıklık :)

Misafirleriniz ve hoş sofralarınız için esin kaynağı olurum, belki :)
Kalbi kenarlarından yapıştırıp, ortasını boş bırakarak bir not kağıdı iliştirebilirsiniz.
Mutlu sofralarda kullanmanız dileğiyle.


Hoşçakalın :)







Bizden Sevgiler ♥

not: Sevgili Ne Desem Beğenirsin bloğu aracılığıyla sayfama önceden gelen ziyaretçilerimden özür diliyorum.
Dün alelacele Link Party etiketini eklemeye çalışırken, tüm yazdıklarım ve resimler gitmiş. Yeni farkettim. Elimden geldiğince düzenleme yaptım. Eksik fotoğrafları koydum. Tekrardan hata sebebiyle özür dilerim.


20 Eylül 2013 Cuma

Mutlu Yuva da Nerden Çıktı?

Merhabalar;
Haftasonu yaklaşırken, insanın içimde bir sabırsızlık peyda oluyor. İşte bu sabırsız zamanlarımdan birindeyim, bir başlık açayım dedim :)

Evet, 2011 yılından beri eşimle mutlu yuva muhabbeti yapıyoruz.
Peki, nerden çıktı?

18 Eylül 2013 Çarşamba

Beğenilmeyen Anahtarlıktan Geri Dönüşüm- 1- Mutfak Panosu

Günaydın;
Bugün sizlerle Markafoni'den sipariş ettiğim ama geldiğinde hiç beğenmediğim anahtarlığı ne hallere getirdiğimi paylaşmak istiyorum.

Dışardan eve geldiğimizde konsolun üzerine bıraktığımız anahtarlar, bende anahtarlık ihtiyacını oluşturdu. Derken Markafoni'de gördüğüm şu anahtarlığı sipariş ettim:

Anahtarlık geldiğinde sonuç hayal kırıklığıydı. İçinde çiviler paslanmış, ahşabını beğenmemiştim. O zamanlar ahşap boyama sevdam yeni başlamış; fakat boyanabilir ham ahşap bulamıyordum. Eşimi iade konusunda ikna ettim, iade etmedik. Boyayacaktım, askılı çivileri değiştirecektim, vs. Tabi ki önce ön kapakla arka kısmı söktüm, menteşeler de paslıydı zira...  Uygun menteşe bulamayınca anahtarlık benim için artık bir deneme tahtasıydı. Mumla eskitme yöntemini ve birkaç tekniği üzerinde uyguladım. Elde etmek istediğim renkleri palet niyetine üzerinde denedim :) Zımpara makinesi alınca da tüm denemeleri yok etmek ve daha doğrusu makineyi denemek için kullandım. Temizlemişken de işe yarar bir şeyler yapayım dedim. 

16 Eylül 2013 Pazartesi

Trabzon Sevdası - Kitap ve Albüm

Merhabalar;
Bir Pazartesi'yi daha yarılamış bulunuyoruz. Bugünü de görmek nasip oldu. Umarım sizler benim gibi, işyerinde saatleri sayan, eve gitmek için sabırsızlanan güruhtan değilsinizdir. En kıymetlimiz zamanı, dört duvar arasında geçirmek bana hayli moral bozucu geliyor. Sahildeki Ev bloğunun sahibi paylaşmıştı: Her gün bir güzellik koyacaktık tepsimize, ânın ve günün kıymetini bilerek, güzel bir gün dileyerek. Tıpkı şiirdeki gibi:

“Her daim sıfır kilometre bir gün var önümüzde 
Gir ve ortalığı karıştır.” İ. Tenekeci

Aynen burdaki gibi enerjik başlamak isterdim güne. Ama şu sıralar günümü güzelleştirmek adına çaba harcamaktan bile yoksunum. Tepsim bomboş, şiir anlamsız...

Neyse yazının depresif olmasına izin vermeyeceğim :)

13 Eylül 2013 Cuma

Çatlamış Çay Fincanı- Geri Dönüşüm

Günaydınlar;
Hasta bir Öznur'dan herkese selam.
Eşime hediye olarak aldığım; ama iki sene sonra çatlayan çay fincanını atmaya kıyamadım; zaten atmak eylemi uzun zamandır lugatimde yok :)
Ne yaptık bakalım?

Bahsettiğim çatlak bu:


Boyadım, içindeki çatlağa tamir macunu sürdüm.


Dergide gördüğüm şekilde maskeleme bandıyla ağ örmeye çalıştım. Tabak gibi geniş bir şeye uygulamayınca, çok da işlevsel olmadığını anladım :)


Bunlar da yapay gül yaprakları ve kuruttuğum güller... Umarım bunları görenler bana kızmaz. İtiraf ediyorum: Gülleri koparırken içimde bir suçluluk duygusu peyda oluyor. Dallarında kuruduklarını görünce, kendimi biraz masum görüyorum.



İşte bitti.



Mutlu bir haftasonu diliyorum herkese.
Bir kusur ettiysek affola ;)

12 Eylül 2013 Perşembe

8 Eylül 2013 Pazar

Biz Gideriz TsuBasa'ya

Beklenen gün geldi çattı. Bugün büyük gün!
Beş saat sürecek zorlu maraton 9.30' da başlıyor.
Hoşçakalın.

***
Bugün Pazartesi.
Dilimizde "Artık TUS'tan sonradayız" cümleleri, kalbimizde heyecan.
Kitaplar kolilere kaldırıldı.
Yemek masası eski haline dönmek üzere :)
TUS'tan sonraki hayatımız hayır ve huzur getirir inşallah♥

5 Eylül 2013 Perşembe

Kırmızı Puantiyeli Mutfak Hayali Gerçek Mi Oluyor? Öncesi-Sonrası

Merhabalar;
Sandalye Boyama başlığını okuyanlar bilir. "Bir daha sandalye boyamak mı? Asla" demiştim. Eşim "Tek olmaz, bir tane de bana yapıver" deyince, kabul ettim. Başladım boyamaya. Sentetik boyaya bulanmış fırçayı temizlemekten nefret ettiğimi söylemiş miydim? Bunu göze aldım, ne fedakârım :)

Bu sabah bitmiş halini ve kendi sandalyesinde yazan yazıyı gören eşim ne dese beğenirsiniz:
- Senin sandalyene de "Evimizin Temeli" yazalım.
- E benim zaten sandalyem var ki?
- Diğerlerini boyamayacak mısın? Bence boya ve birine de bunu yaz.
- Yok, ben Öznur ve Serhat'lı sandalyede yaşarım, yenisini gözüm kesmiyor. 

Böyle böyle bana takımı boyatacak galiba, taktik midir nedir :)
Buyrun efendim:




İnşallah şöyle beyaz ve güzel bir evim olur da, mutfağımda kendini daha da güzel gösterir boyamalarım :)
Bu arada puantiyeye ara veriyorum, yoksa mutfağım puantiyeye boğulacak.
Masanın üzerindeki ilk boyama çalışmalarımdan olan, aceminin en acemisi çatlak cam demlik boyamam da saksıya dönüşecek, dönüşmek zorunda.

Huzurla Kalın :)

4 Eylül 2013 Çarşamba

Doğumgünü Çocuğuna Özel

Bundan üç ay bir gün önce.
Sevgili eşimin doğumgününde, 
Kitap kutudan sonra neler yapılmıştı, yollardan gelip kapıyı açan eşe sürpriz olsun diye.

Açık Müze :)
Kutudan ne çıktıysa koyuverdim, açıklamalarıyla.
Biletler, mektuplar, su şişesi, hediye paketleri, nişan tepsisi, düğün anı defteri...



Bu da ilk yaş pasta denemem :D



Yeni fikirler bekliyorum, malum yıldönümü yaklaşıyor :) ♥
Kendi boyadığım anahtarlığa yazdığım gibi:

~~~Hayat Birlikte Güzel~~~


Not: Eşim bu fotoğrafı facebookta paylaştığımda alta yorum yazmıştı "o boruyu da boyasan?". Malum, ukâladır biraz :) Evet, lojmanda kalıyoruz, lila duvarlar arasında çıldırmadan evden taşınmayı hayal ediyorum... O boruya da tek kat sentetik boya vurulduğu için öyle duruyor. Geçenlerde sandalye boyarken bunu da boyadım, beyaza :) Yani burda pis gibi duran boru, artık beyaz.

Doğumgünü Hediyesi-Kitap Kutu Boyama

Merhabalar;
Bu blog benim dinlenme alanım oldu ♥

Bundan tam üç ay bir gün önce, sol yanağında gamzesiyle sarışın bir çocuk dünyaya gelmiş seneleeer önce. Bu sene o çocukla -ama artık siyah saçlıydı :)- ilk doğumgünümüzü kutladık. Ona özel bir şey hediye etmeliydim. Kitap yazma hayalimiz vardı, ikimizin ismi yazacaktı ♥ " E, bari hayalimize somut adımlarla başlayalım " dedim. Allah'tan eşim doğumgününden tam bir gün önce şehir dışına çıkmak zorundaydı ve bir günde tamamladım bunu, o görmeden :) Verirken, "İçine evliliğimizle ilgili notlar yazalım, ilerde okuruz" dedim. Dedim de hala boş. Duyurulur Sevgili Canımın Taaaa En İçi Eşim :)

Şimdi maziye gidiyoruz :)
Değerli TSM şarkısı "Mazi Kalbimde Yaradır" der.
Umarım hiçbirimizin mazisi kalbimizde yaralar açmaz.
Gülümseyerek ve tatlı bir hüzünle yâd edelim geçmişi.




Billur bir ses...
Armağanım olsun hepinize :)

"Sensiz hayatım olur kış,
Canımın taaa içisin sen,
Nasıl severim bir bilsen"



3 Eylül 2013 Salı

Bir Kalbiniz Vardır Onu Tanıyınız

Cahit Zarifoğlu' nun ilk okuduğum kitabı Yaşamak. Yazarın kendisini de bu kitabını da  pek severim.
Üniversitedeyken, okuduğum kitaplardaki beğendiğim satırları defterime yazardım. İşte onlardan birini;
bahsettiğim kitapta dikkatimi çeken ve okuduğumdan beri dilime pelesenk olan şiiri sizlerle paylaşmak istiyorum.


       “Bir kalbiniz vardır onu tanıyınız.
Bir şehir kadar kalabalıktır bazıları
Bir dehliz kadar karanlıktır bazıları
Konuşurlar
İsterler
Susarlar
Dinlememişseniz nice yıl kalbinizi
Ev meslek iş para geçim diyerek
Düşünün şimdi bir de
Şehirlerde kasaba ve köylerde

Başını eğmiş kalbiyle söyleşen bir kişi olduğunuzu” (s.58)


Şimdilik ütopik bir şiir olsa da; gün gelir kalbimizi konuşturmayı hatırlayarak ve onu dinleyerek, huzura ereriz.

2 Eylül 2013 Pazartesi

Cicilerim Yolda, Hikayeleriyle Çok Yakında!

Tamamlanmak üzereler...
Ama ben tamamlanmalarını bekleyemedim ki :)
Çalışma odasına ayna çerçevesi
ve
anahtarlıktan bozma mutfak panosu :)
Hepsini boyacı kimliğim ve yıpranmış ellerimle yaptım.
Ellerime Sağlık ♥  :)


Bu Kitabı Bilmeyen Kalmasın! Taş Devri Diyeti :)

Merhabalar Sevgili Okuyucular;
İşyerindeki yoğunluğa rağmen yazmayı deneyeceğim :)

Sağlıkla ilgili kitaplarımın bir kısmıyla tanışmak ister misiniz :)

Hepsi de HayyKitap'tan. HayyKitap' ın korkusuz tarafını seviyorum, dürüst bilimadamlarına sahip çıkmasını, doğru ve gerçek gördüklerini korkusuzca bildirmelerini, dünyaya meydan okumalarını... Bu kitapların çoğu ezberbozan kitaplar. Hele biri var ki, kalınlığına rağmen 3 günde bitirdiğim, ansiklopedi mahiyetinde kullanmaya başladığım, yazarına mest olduğum (evet, sevgili eşim bu satırlara eminim takılacak :)), korkusuz, dürüst, idealist, doğru bir hekim ve kitabı!